mucize

muazzep

Ar muˁaḏḏab معذذب z [#ˁḏb mufaˁˁal II mef.] eziyet olunmuş, azap çeken Ar ˁaḏaba عذب zengel oldu, sıkıntı verdi

muazzez

Ar muˁazzaz معزّز z [#ˁzz mufaˁˁal II mef.] saygı duyulan, yüceltilen Ar ˁazzaza عزّز z [II f.] saygı gösterdi, yüceltti

mucarta

?

mucip

Ar mūcib موجب z [#wcb mufˁil IV fa.] icap eden, gerektiren Ar wacaba ايجاب zborç veya ödev idi

mucit

Ar mūcid مُوجِد z [#wcd mufˁil IV fa.] var eden, meydana getiren Ar wacada وَجَدَ zbulundu, var oldu

mucize

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
muˁcizet ile dünyāyı dutdı bular/ niçe men men diyeni utdı bular

Ar muˁciza(t) معجزة z [#ˁcz mufˁila(t) IV fa.] 1. aciz bırakan şey, 2. Kuran'a göre peygamberlere mahsus olan doğaüstü eylem Ar ˁaciza عجز zaciz idi

 acz


14.06.2012
mudi

Ar mūdiˁ مودع z [#wdˁ mufˁil IV fa.] veda eden, bırakan, özellikle emanet bırakan Ar wadaˁa ودع zbıraktı, emanet etti

mufassal

Ar mufaṣṣal مفصّل z [#fṣl mufaˁˁal II mef.] ayrıntılı Ar faṣala فصل zayırdı

muffin

İng muffin bir tür küçük kek

muflon

Fr mouflon bir tür yaban koyunu, bu koyunun kürkü İt muflone a.a. << OLat mufro a.a. +on

mugalata

Ar muġālaṭa(t) مغالطة z [#ġlṭ mufāˁala(t) III msd.] yanlışa düşürme, yanıltma Ar ġalaṭa غَلَطَ zyanıldı