muazzep

muavin

Ar muˁāwin معاوِن z [#ˁwn mufāˁil III fa.] yardım eden, yardımcı Ar ˁāna عَانَ zyardım etti

muayede

Ar *muˁāyada(t) معايدة z [#ˁyd mufāˁala(t) III msd.] bayramlaşma Ar ˁīd عيد zbayram

muayene

Ar muˁāyana(t) معاينة z [#ˁyn mufāˁala(t) III msd.] gözüyle görme Ar ˁayn عين zgöz

muayyen

Ar muˁayyan مُعَيَّن z [#ˁyn mufaˁˁal II mef.] belirgin, belli, atanmış Ar ˁayyana عَيَّنَ z [II f.] belirledi Ar ˁayn belirli ve somut şey

muazzam

Ar muˁaẓẓam معظّم z [#ˁẓm mufaˁˁal II mef.] ulu, azametli Ar ˁaẓuma عظم zulu idi, çok büyük idi

muazzep

[ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
Fazlullahı muˁaẕẕeb evgār ölümlü kodılar gittiler

Ar muˁaḏḏab معذذب z [#ˁḏb mufaˁˁal II mef.] eziyet olunmuş, azap çeken Ar ˁaḏaba عذب zengel oldu, sıkıntı verdi

 tazip


10.02.2015
muazzez

Ar muˁazzaz معزّز z [#ˁzz mufaˁˁal II mef.] saygı duyulan, yüceltilen Ar ˁazzaza عزّز z [II f.] saygı gösterdi, yüceltti

mucarta

?

mucip

Ar mūcib موجب z [#wcb mufˁil IV fa.] icap eden, gerektiren Ar wacaba ايجاب zborç veya ödev idi

mucit

Ar mūcid مُوجِد z [#wcd mufˁil IV fa.] var eden, meydana getiren Ar wacada وَجَدَ zbulundu, var oldu

mucize

Ar muˁciza(t) معجزة z [#ˁcz mufˁila(t) IV fa.] 1. aciz bırakan şey, 2. Kuran'a göre peygamberlere mahsus olan doğaüstü eylem Ar ˁaciza عجز zaciz idi