muğlak

muflon

Fr mouflon bir tür yaban koyunu, bu koyunun kürkü İt muflone a.a. << OLat mufro a.a. +on

mugalata

Ar muġālaṭa(t) مغالطة z [#ġlṭ mufāˁala(t) III msd.] yanlışa düşürme, yanıltma Ar ġalaṭa غَلَطَ zyanıldı

muganni

Ar muġanni مغنّي z [#ġny mufaˁˁil II fa.] şarkıcı Ar ġaniya غَنِىَ zsesini titreterek şarkı söyledi, kumru gibi öttü

mugayir

Ar muġāyir مغاير z [#ġyr mufāˁil III fa.] farklılaşan, aykırı Ar ġāyara غَايَرَ z [III f.] farklılaştı, ayrıştı Ar ġayr غير zfarklı, başka

muğber

Ar muġbarr مغبرّ z [#ġbr mufˁall XI mef.] gücenmiş Ar ġabira غَبِرَ zbozuldu, gücendi

muğlak

[ Daî, Nevhatü'l-Uşşak, 1647]
[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
muğlak: Kapalı, ibaresi çetin, elfazı müştebih.

Ar muġlaḳ مغلق z [#ġlḳ mufˁal IV mef.] kapalı, kilitli Ar ġaliḳa غلق zkapı kilitlendi, sürgülenip kapandı

Not: Türkçede daima mecazi anlamı "anlamı kapalı, hermetik" kullanılmasına karşılık Arapça kaynaklarda somut anlamı ön planda durur.


08.09.2014
muhabbet

Ar maḥabba(t) محبّة z [#ḥbb mafˁala(t) msd.] dost olma, sevme, ahbaplık Ar ḥabba حبّ zsevdi, dost idi

muhaberat

Ar muχābarāt مخابرات z [#χbr çoğ.] Ar muχābara(t) مخابرة z [t.] haberleşme +āt

muhabere

Ar *muχābara(t) مخابرة z [#χbr mufāˁala(t) III msd.] haberleşme Ar χābara خَابَرَ z [III f.] haberleşti Ar χabar خَبَر zhaber

muhabir

Ar *muχābir مُخابِر z [#χbr mufāˁil III fa.] Ar χābara خَابَرَ z [III f.] haberleşti

muhaceret

Ar muhācara(t) مهاجرة z [#hcr mufāˁala(t) III msd.] göçme Ar hacara هجر zgöçtü