monoton

monolit

Fr monolithe yekpare taştan yapma şey, özellikle dikilitaş EYun monólithos μονόλιθος ztektaş, a.a.

monolog

Fr monologue (tiyatroda) tek kişilik konuşma EYun monólogos μονόλογος ztek - konuşan

monopol

Fr monopole tekel, tek satıcı EYun monopōlíon μονοπωλίον za.a. § EYun mónos μόνος ztek EYun pōléō πωλέω zsatmak +ion << HAvr *pel-³ satmak

monosit

Fr monocyte tek hücreli

monoteizm

Fr monothéisme tek tanrıcılık § EYun mónos μόνος ztek EYun théos θέος ztanrı

monoton

[ Ahmed Mithat, <1900]
Avrupa'nın eğlencesi çoktur ama monoton, daima bir siyak üzerinedir

Fr monotone tek sesli, tekdüze

 mon(o)+, ton1


22.06.2015
monsenyör

Fr monseigneur yüksek rütbeli kilise mensuplarına hitap şekli, piskopos § Fr mon birinci tekil şahıs eril iyelik sıfatı, benim Fr seigneur bey, efendi

monşer

Fr mon cher azizim, sevgilim § Fr mon birinci tekil şahıs iyelik sıfatı Fr cher değerli, sevilen

mont

İng montgomery bir tür kalın yün ceket, duffel coat öz Bernard Montgomery of Alamein 2. Dünya savaşında İngiliz mareşali (1887-1976)

montaj

Fr montage kurmaca Fr monter 1. tırmanmak, çıkmak, 2. kaldırmak, dikmek, kurmak, üstüne koymak +age << OLat montare [den.] tırmanmak, çıkmak, yükselmek Lat mons, mont- dağ << HAvr *món-ti-s HAvr *men-³ çıkmak, çıkıntı yapmak, tümsek olmak

montşarj

Fr monte-charge yük asansörü § Fr monte kaldıran Fr charge yük