midye

mide

Ar miˁda(t)/maˁda(t) مَِعْدة z [#mˁd] kursak <? Ar ˁadā عَدَا z [#ˁdw] (öteye, başka yere) geçti

midi

Fr/İng midi orta Lat medius orta, ara << HAvr *médʰi̯o-s orta (ad) HAvr *me-dʰi- orta (edat)

midibüs
midilli

öz Midilli Ege'de bir ada, Lesbos Yun Mytilíni μυτιλήνη zLesbos adasının baş kenti

midterm

İng midterm dönem ortası (sınavı) § İng mid yarı İng term dönem

midye

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
midye ve istiridye misillü deryā böcekleri çok olup kefereler yérler

Yun mýdia μύδια z [çoğ.] Yun mýdion μύδιον zbir deniz kabuklusu << EYun mús, mud- μύς, μυδ- za.a. +ion << HAvr *múh₂s (*mū́s) 1. kas, 2. fare, 3. midye

 mi(o)+

Not: Aynı HAvr kökü "fare" ve "adale" anlamlarını karşılar. Anlam evrimi muhtemelen "fare" > "küçük hareketli canlı, kas" > "kaslı deniz kabuğu, midye" şeklinde olmalıdır. Lat musculus "farecik, kas, midye" sözcüğünden İng mussel, Fr moule "midye" ve İng/Fr muscle "kas".


10.12.2015
miftah

Ar miftāḥ مفتاح z [#ftḥ mifˁāl ia.] açkı, anahtar Ar fataḥa فتح zaçtı

migren

Fr migraine yarım baş ağrısı << OLat hemicrania a.a. § EYun ʰēmi- ἡμι- zyarım EYun kraníon κρανίον zkafa, kafatası

miğfer

Ar miġfar مِغْفَر z [#ġfr mifˁal ia.] zırhlı başlık, tolga Ar ġafara غَفَرَ zbağışladı, esirgedi

mihaniki

Yun mēχanikē μηχανική zmekanik

mihenk

Ar miḥakk مِحَكّ z [#ḥkk mifˁal ia.] sürtüldüğünde altının saflığını gösteren taş Ar ḥakka حَكَّ zkazıdı, sürttü