mezolitik

mezgit

Ar mazīt/muzayyat مزيت/مزيّت z [#zyt mufaˁˁal II mef.] yağlı Ar zayt زيت zzeytinyağı

mezhep

Ar maḏhab مذهب z [#ḏhb mafˁal msd.] 1. gidiş, yol, rota, 2. kanı, görüş, İslam hukukundaki ekollerden her biri Ar ḏahaba ذهب zgitti, bir yol izledi

meziyet

Ar mazīya(t) مزيّة z [#mzy faˁīla(t) ] avantaj, üstünlük, erdem

mezkûr

Ar maḏkūr مذكور z [#ḏkr mafˁūl mef.] zikredilen, anılan Ar ḏakara ذَكَرَ zandı

mezmur

Ar mazmūr مزمور z [#zmr] Kuran'a göre Hz. Davud'un kitabı İbr mizmōr מזמור zşarkı, özellikle Eski Ahit'te Hz. Davud'a atfedilen şarkılara verilen ad İbr #zmr זמר zşarkı söyleme

mezolitik

[ Cumhuriyet - gazete, 1932]
Avrupa'ya Paleolitik ve Mezolitik adi taş san'atını götüren bu Dolikosafaller oluyor.

Fr mesolithique Orta Taş Devri


12.01.2015
Mezopotamya

İng Mesopotamia Fırat ve Dicle nehirleri arasındaki bölge EYun mesopotamía μεσοποταμία z«nehirler arası ülke», a.a. § EYun mésos μέσος zorta, ara EYun potamós ποταμός znehir

mezozoik

Fr mésozoïque İng mesozoic orta hayvanlar çağı (İlk kullanım: 1838 Adam Sedgwick, İng. biyolog (1785-1873).)

mezra

Ar mazraˁa(t) مزرعة z [#zrˁ mafˁala(t) iz/m.] ekim ve dikim yapılan yer, tarla Ar zaraˁa زرع ztohum attı, ekti

mezun

Ar maˀḏūn مأذون z [#Aḏn mafˁūl mef.] izin almış, izinli, icazetli Ar aḏina أذن zkulak verdi, dinledi, izin verdi

mezura

Fr mesure ölçü, ölçüm << Lat mensura a.a. << HAvr *méh₁-ti-s (*mḗ-ti-s) ölçü +()tura HAvr *meh₁- (*mē-) ölçmek