mezkûr

mezdeke

Yun mastíχa μαστίχα zsakız

meze

Fa maza مَزَه ztadım, tat << OFa mija/micag a.a.

mezgit

Ar mazīt مزيت/مزيّت z [#zyt mufaˁˁal II mef.] yağlı Ar zayt زيت zzeytinyağı

mezhep

Ar maḏhab مذهب z [#ḏhb mafˁal msd.] 1. gidiş, yol, rota, 2. kanı, görüş, İslam hukukundaki ekollerden her biri Ar ḏahaba ذهب zgitti, bir yol izledi

meziyet

Ar mazīya(t) مزيّة z [#mzy faˁīla(t) ] avantaj, üstünlük, erdem

mezkûr

[ anon., Tezkiretü'l-Evliya terc., 1341]
tasnīfleri meşhūrdur ve kerāmetleri meẕkūrdur [anılır]

Ar maḏkūr مذكور z [#ḏkr mafˁūl mef.] zikredilen, anılan Ar ḏakara ذَكَرَ zandı

 zikir


15.12.2014
mezmur

Ar mazmūr مزمور z [#zmr] Kuran'a göre Hz. Davud'un kitabı İbr mizmōr מזמור zşarkı, özellikle Eski Ahit'te Hz. Davud'a atfedilen şarkılara verilen ad İbr #zmr זמר zşarkı söyleme

Mezopotamya

İng Mesopotamia Fırat ve Dicle nehirleri arasındaki bölge EYun mesopotamía μεσοποταμία z«nehirler arası ülke», a.a. § EYun mésos μέσος zorta, ara EYun potamós ποταμός znehir

mezozoik
mezra

Ar mazraˁa(t) مزرعة z [#zrˁ mafˁala(t) iz/m.] ekim ve dikim yapılan yer, tarla Ar zaraˁa زرع ztohum attı, ekti

mezun

Ar maˀḏūn مأذون z [#Aḏn mafˁūl mef.] izin almış, izinli, icazetli Ar aḏina أذن zkulak verdi, dinledi, izin verdi