meze

mezat

Ar mazād مزاد z [#zyd mafˁal msd.] arttırma Ar zāda زاد zarttı, çoğaldı

mezbaha

Ar maḏbaḥ مَذبح z [#ḏbḥ mafˁal iz/m.] hayvan kesme yeri, kurban yeri Ar ḏabaḥa ذَبَحَ zhayvan kesti (≈ Aram dəbaḥ דְּבַח z [#dbḥ] hayvan kesme, kurban etme )

mezbele

Ar mazbala(t) مزبلة z [#zbl mafˁala(t) iz/m.] çöplük Ar zibl زِبْل zçöp, dışkı

mezc

Ar mazc مزج z [#mzc faˁl msd.] başka bir şeyle karıştırma Ar mazaca مزج z(bir şeyi bir şeyle) karıştırdı

mezdeke

Yun mastíχa μαστίχα zsakız

meze

"tad" [ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250?]
baḳāsız erür bu ajun laẕẕatı / keçer yil teg maza muddatı [bu dünya lezzeti kalıcı değildir, yel gibi geçer tadım süresi] "... tadımlık" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
meze: (...) lezzetli çerez. Bī-meze: tadsız.

Fa maza مَزَه ztadım, tat << OFa mija/micag a.a.


03.02.2020
mezgit

Ar mazīt مزيت/مزيّت z [#zyt mufaˁˁal II mef.] yağlı Ar zayt زيت zzeytinyağı

mezhep

Ar maḏhab مذهب z [#ḏhb mafˁal msd.] 1. gidiş, yol, rota, 2. kanı, görüş, İslam hukukundaki ekollerden her biri Ar ḏahaba ذهب zgitti, bir yol izledi

meziyet

Ar mazīya(t) مزيّة z [#mzy faˁīla(t) ] avantaj, üstünlük, erdem

mezkûr

Ar maḏkūr مذكور z [#ḏkr mafˁūl mef.] zikredilen, anılan Ar ḏakara ذَكَرَ zandı

mezmur

Ar mazmūr مزمور z [#zmr] Kuran'a göre Hz. Davud'un kitabı İbr mizmōr מזמור zşarkı, özellikle Eski Ahit'te Hz. Davud'a atfedilen şarkılara verilen ad İbr #zmr זמר zşarkı söyleme