mezbele

mez(o)+

Fr/İng meso+ [bileşik adlarda] orta EYun mésos μέσος zorta << HAvr *médʰi̯o-s orta (ad) HAvr *me-dʰi- orta (edat)

mezalim

Ar maẓālim مظالم z [#ẓlm mafāˁil çoğ.] zulümler Ar ẓulm ظلم z [t.] zulüm

mezar

Ar mazār مزار z [#zwr mafˁal iz/m.] ziyaret yeri, ziyaretgâh Ar zāra زار zziyaret etti

mezat

Ar mazād مزاد z [#zyd mafˁal msd.] arttırma Ar zāda زاد zarttı, çoğaldı

mezbaha

Ar maḏbaḥ مَذبح z [#ḏbḥ mafˁal iz/m.] hayvan kesme yeri, kurban yeri Ar ḏabaḥa ذَبَحَ zhayvan kesti (≈ Aram dəbaḥ דְּבַח z [#dbḥ] hayvan kesme, kurban etme )

mezbele

[ Sinan Paşa, Tazarru'nâme, 1482]
mezbele üzre gül ü süsen olur [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
cāmiˁ-i Ezheri at mezbelesiyle pür eyleyüp [at pisliğiyle doldurup]

Ar mazbala(t) مزبلة z [#zbl mafˁala(t) iz/m.] çöplük Ar zibl زِبْل zçöp, dışkı

 zibil

Not: Mezbelelik halk dilidir.

Benzer sözcükler: mezbelelik


03.02.2020
mezc

Ar mazc مزج z [#mzc faˁl msd.] başka bir şeyle karıştırma Ar mazaca مزج z(bir şeyi bir şeyle) karıştırdı

mezdeke

Yun mastíχa μαστίχα zsakız

meze

Fa maza مَزَه ztadım, tat << OFa mija/micag a.a.

mezgit

Ar mazīt مزيت/مزيّت z [#zyt mufaˁˁal II mef.] yağlı Ar zayt زيت zzeytinyağı

mezhep

Ar maḏhab مذهب z [#ḏhb mafˁal msd.] 1. gidiş, yol, rota, 2. kanı, görüş, İslam hukukundaki ekollerden her biri Ar ḏahaba ذهب zgitti, bir yol izledi