mezar

meyve

Fa mīva/mēve ميوه za.a. << OFa mēvag a.a. (≈ Sogd məγdē a.a. )

meyyal

Ar mayyāl ميّال z [#myl faˁˁāl mesl.] çok eğimli, eğilimli Ar māla مال zeğildi

meyyit

Ar mayt/mayyit مَىت z [#mwt faˁīl sf.] ölü, ölmüş Ar māta مات zöldü

mez(o)+

Fr/İng meso+ [bileşik adlarda] orta EYun mésos μέσος zorta << HAvr *médʰi̯o-s orta (ad) HAvr *me-dʰi- orta (edat)

mezalim

Ar maẓālim مظالم z [#ẓlm mafāˁil çoğ.] zulümler Ar ẓulm ظلم z [t.] zulüm

mezar

"kabir" [ Nasırüddin Rabguzi, Kısasü'l-Enbiya, 1310]
Mezārın yetürdiler [hazırladılar] Hüseyn takı Muhammed Hanīfe cenāzesin köterdiler [gömdüler] "ziyaretgâh" [ Seydi Ali Reis, Miratü'l-Memalik, 1557]
Danyāl peygamber ve māḳām-ı Hızr ve χırḳa-i resūlallah (...) ve çār hezār [dört bin] mezār ziyāret olındı

Ar mazār مزار z [#zwr mafˁal iz/m.] ziyaret yeri, ziyaretgâh Ar zāra زار zziyaret etti

 ziyaret

Benzer sözcükler: anıt mezar, mezarlık


22.09.2017
mezat

Ar mazād مزاد z [#zyd mafˁal msd.] arttırma Ar zāda زاد zarttı, çoğaldı

mezbaha

Ar maḏbaḥ مَذبح z [#ḏbḥ mafˁal iz/m.] hayvan kesme yeri, kurban yeri Ar ḏabaḥa ذَبَحَ zhayvan kesti (≈ Aram dəbaḥ דְּבַח z [#dbḥ] hayvan kesme, kurban etme )

mezbele

Ar mazbala(t) مزبلة z [#zbl mafˁala(t) iz/m.] çöplük Ar zibl زِبْل zçöp, dışkı

mezc

Ar mazc مزج z [#mzc faˁl msd.] başka bir şeyle karıştırma Ar mazaca مزج z(bir şeyi bir şeyle) karıştırdı

mezdeke

Yun mastíχa μαστίχα zsakız