mermi

merkantilizm

Fr mercantilisme tüccar zihniyeti, eski bir ekonomik öğreti İt mercantilismo a.a. İt mercante tüccar, pazarcı +ism° İt mercare satmak, ticaret etmek +ent°

merkep

Ar markab مركب z [#rkb mafˁal iz/m.] (ata ve arabaya) binme, binek Ar rakaba رَكَبَ z(ata ve arabaya) bindi (≈ Akad markabtu binek, araba Akad rakābu binmek )

merkez

Ar markaz مَرْكَز z [#rkz mafˁal iz/m.] dairenin merkezi, orta nokta Ar rakaza رَكَزَ zdirek dikti, mızrak sapladı

Merkür

Fr Mercure 1. bir gezegen, 2. simya ıstılahında civa Lat Mercurius eski Roma'da çarşı tanrısı, bir gezegen ≈ Lat mercatus belli aralarla kurulan çarşı, panayır

mermer

(≈ Ar/Fa marmar مرمر zmermer ) Yun mármaron μάρμαρον za.a. << EYun mármaros μάρμαρος zparıldayan taş, a.a. EYun marmaírō μαρμαίρω zparlamak, parıldamak

mermi

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
mermī: atılmış. Iactus, projectus. YO: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
mermī: ālātı nāriye ile [ateşli silahlarla] atılacak şey, kurşun, gülle vesaire.

Ar marmī مرمى z [#rmy mafˁūl mef.] atılan, fırlatılan Ar ramā رمى zattı, fırlattı


08.09.2014
merserize

Fr mercerisé [pp.] soda ile işlenerek parlatılmış yün İng mercerise yünü soda ile parlatmak öz John Mercer İngiliz boya sanayicisi (19. yy) +ise-

mersi

Fr merci teşekkür sözü << OLat merces, merced- rahmet, bereket ≈ Lat merces, merced- ödül, bedel, ücret

mersin1

Yun myrsíni μυρσίνι zAkdeniz bölgesine özgü bir bitki, myrtus communis << EYun múrsinos/mýrsinē μύρσινος zmersin tanesi EYun múrtos μύρτον zmersin bitkisi

mersin2

≈? Yun smírina σμύρινα z1. yılan balığı, 2. mersin balığı (acipenser sturio), özellikle havyar mersini << EYun múraina/smúraina μύραινα/σμύραινα zyılan balığı (Kaynak: Chant sf. 722.)

mersiye

Ar marṯiya(t) مرثية z [#rs̠w mafˁila(t) msd.] ölen bir kişiye methiye, ağıt Ar raṯā رثا zağladı, ağıt düzdü