meridyen

merhale

Ar marḥala(t) مرحلة z [#rḥl mafˁala(t) iz/m.] yolculuk, bir günlük yol Ar raḥala رحل zyola çıktı, göçtü

merhamet

Ar marḥama(t) مرحمة z [#rḥm mafˁala(t) msd.] acıma, şefkat Ar raḥima رحم zmerhamet etti, kucakladı, şefkat gösterdi

merhem

Fa marham/malham مرهم z Ar malġam/malham ملغم/ملهم zalaşım, bulamaç, krem EYun málagma μάλαγμα za.a., özellikle sepicilikte kullanılan yumuşatıcı bileşim EYun malássō, malag- μαλάσσω, μαλαγ- zyumuşatmak +ma(t) << HAvr *mel-ag- a.a. HAvr *mel-1 gevşemek, yumuşamak

merhum

Ar marḥūm مرحوم z [#rḥm mafˁūl mef.] rahmet edilen, rahmete kavuşmuş olan Ar raḥama رحم zmerhamet etti

meri

Ar marˁī مرعى z [#rˁy mafˁūl mef.] 1. riayet edilen, gözetilen, 2. göz önüne alınan, geçerli, cari Ar raˁā رَعَا zgözetti, davar güttü

meridyen

[ Ulus - gazete, 1935]
Grenviç şark meridiyen'inin 24 derecesile şimal arzının 18 derece 45 saniyesinin kesiştikleri nokta

Fr méridien boylam, güneşin öğle vakti ulaştığı açı Lat meridies öğle vakti Lat *medidies § Lat medius orta Lat dies gün

 midi, jurnal


14.02.2020
merih

Ar mirrīχ [#mrχ] Mars gezegeni

merinos

Fr mérinos İsp merinos Kuzey Afrika kökenli bir koyun türü öz Merinos Merinîler, 13.-15. yy'da Kuzey Afrika'da hüküm süren Berberi hanedanı

meritokrasi

İng meritocracy yetenekli seçkinlerin egemen olduğu sistem İng merit yetenek, haslet Fr mérite a.a. Lat meritum [pp. n.] a.a. Lat merēre hak etmek, layık olmak +()t°

merkantilizm

Fr mercantilisme tüccar zihniyeti, eski bir ekonomik öğreti İt mercantilismo a.a. İt mercante tüccar, pazarcı +ism° İt mercare satmak, ticaret etmek +ent°

merkep

Ar markab مركب z [#rkb mafˁal iz/m.] (ata ve arabaya) binme, binek Ar rakaba رَكَبَ z(ata ve arabaya) bindi (≈ Akad markabtu binek, araba Akad rakābu binmek )