merhem

meremet

Ar maramma(t) مرمّة z [#rmm mafˁala(t) msd.] tamir etme, onarım Ar ramma رمّ ztamir etti

meret

~? Ar marad مرد z [#mrd faˁal ] inatçı, asi, şeytan Ar marada مرد zinat etti

merhaba

Ar marḥaban (bika) مرحباً z [zrf.] «(size) ferahlıkla» (karşılama sözü) Ar marḥab مرحب z [#rḥb mafˁal msd.] ferahlık Ar raḥaba رحب zferah ve geniş idi, rahat etti +an

merhale

Ar marḥala(t) مرحلة z [#rḥl mafˁala(t) iz/m.] yolculuk, bir günlük yol Ar raḥala رحل zyola çıktı, göçtü

merhamet

Ar marḥama(t) مرحمة z [#rḥm mafˁala(t) msd.] acıma, şefkat Ar raḥima رحم zmerhamet etti, kucakladı, şefkat gösterdi

merhem

[ Codex Cumanicus, 1303]
unguentum - Fa & Tr: malahan [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
merhemi bir yirde idi derdinüŋ [ Deşişî Mehmed Ef., Et-Tuhfetu's-Seniyye, 1580]
merhem [Fa.]: Cerāhāt üzere urdukları. Avām tahrīf idüp melhem dir.

Fa marham/malham مرهم z Ar malġam/malham ملغم/ملهم zalaşım, bulamaç, krem EYun málagma μάλαγμα za.a., özellikle sepicilikte kullanılan yumuşatıcı bileşim EYun malássō, malag- μαλάσσω, μαλαγ- zyumuşatmak +ma(t) << HAvr *mel-ag- a.a. HAvr *mel-1 gevşemek, yumuşamak

Not: Arapça sözcük en erken Binbir Gece Masallarında (9. yy) kaydedilmiştir.

Bu maddeye gönderenler: amalgam, hoşmerim, malt (maltoz)


14.03.2020
merhum

Ar marḥūm مرحوم z [#rḥm mafˁūl mef.] rahmet edilen, rahmete kavuşmuş olan Ar raḥama رحم zmerhamet etti

meri

Ar marˁī مرعى z [#rˁy mafˁūl mef.] 1. riayet edilen, gözetilen, 2. göz önüne alınan, geçerli, cari Ar raˁā رَعَا zgözetti, davar güttü

meridyen

Fr méridien boylam, güneşin öğle vakti ulaştığı açı Lat meridies öğle vakti Lat *medidies § Lat medius orta Lat dies gün

merih

Ar mirrīχ [#mrχ] Mars gezegeni

merinos

Fr mérinos İsp merinos Kuzey Afrika kökenli bir koyun türü öz Merinos Merinîler, 13.-15. yy'da Kuzey Afrika'da hüküm süren Berberi hanedanı