merdiven

mercek

TTü mercimek

merci

Ar marciˁ مرجع z [#rcˁ mafˁil iz/m.] geri dönülen yer, sığınak, yuva Ar racaˁa رَجَعَ zrücu etti, geri geldi

mercimek

Fa marcumak مرجمك zbaklagillerden küçük taneli bitki, mercimek ≈ Fa mardumak مردمك zgöz bebeği, lens Fa mardum adam +ak2

merdane1

Fa wardana/wardāne وردانه/وردنه za.a. << OFa wartanag mil, şiş, eksen OFa wartan dönmek, döndürmek +a ≈ Ave varət- a.a. << HAvr *wert- a.a.

merdane2

Fa mardāne مردانه zerkekçe, erkek gibi Fa mard erkek +āne

merdiven

[ Codex Cumanicus, 1303]
scala - Fa: nardouan - Tr: agengič [ağıngıç!] [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
bu ˁilm bir nedübāndur uçmağa [cennete merdivendir] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
nerdübān vulg. merdüven

Fa nardubān نردبان zmerdiven Fa nard نرد ztabla, tahta

Not: 14. yy başlarında Türkçe ve Farsça telaffuzda genel kural olarak /n/ ve /m/ sesleri arasındaki ayrımın belirsizleştiği, Codex Cumanicus'ta (1303) açıkça görülür. Türkçe yazımda nerdübān biçimi 20. yy başlarına dek tercih edilmiştir.

Benzer sözcükler: yürüyen merdiven


28.04.2015
meremet

Ar maramma(t) مرمّة z [#rmm mafˁala(t) msd.] tamir etme, onarım Ar ramma رمّ ztamir etti

meret

~? Ar marad مرد z [#mrd faˁal ] inatçı, asi, şeytan Ar marada مرد zinat etti

merhaba

Ar marḥaban (bika) مرحباً z [zrf.] «(size) ferahlıkla» (karşılama sözü) Ar marḥab مرحب z [#rḥb mafˁal msd.] ferahlık Ar raḥaba رحب zferah ve geniş idi, rahat etti +an

merhale

Ar marḥala(t) مرحلة z [#rḥl mafˁala(t) iz/m.] yolculuk, bir günlük yol Ar raḥala رحل zyola çıktı, göçtü

merhamet

Ar marḥama(t) مرحمة z [#rḥm mafˁala(t) msd.] acıma, şefkat Ar raḥima رحم zmerhamet etti, kucakladı, şefkat gösterdi