menfur

meneviş

~? Fa mīnā-vaş ميناوش zemaye, parlak cila § Fa mīnā مينا zboncuk, mine Fa vaş وش zbenzer, gibi

menfa

Ar manfā منفا z [#nfw mafˁal iz/m.] sürgün yeri Ar nafā نفى zdışladı, sürgün etti

menfaat

Ar manfaˁa(t) منفعة z [#nfˁ mafˁala(t) iz/m.] fayda, çıkar Ar nafaˁa نَفَعَ zyararlı idi

menfez

Ar manfaḏ منفذ z [#nfḏ mafˁal iz/m.] girinti, oyuk Ar nafaḏa نفذ zgirdi, nüfuz etti

menfi

Ar manfī منفى z [#nfw mafˁil mef.] 1. dışlanan, sürgün edilen, 2. gramerde olumsuz Ar nafā نفا zdışladı, sürgün etti

menfur

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
menfūri tıbāˁı erbābi sedād idügi [doğruluk erbabının mizacına antipatik olduğu]

Ar manfūr منفور z [#nfr mafˁūl mef.] nefret edilen, kaçınılan, iğrenilen Ar nafara نَفَرَ zkaçındı, nefret etti

 nefret


13.05.2015
mengene

Yun mángano μάγγανο zmakaranın çevirme kolu, mancınık << EYun mánganon μάγγανον zmakaralı düzenek

menhir

Fr menhir Fransa'da neolitik çağa ait dikilitaş, megalit § Bret men taş Bret hir uzun Bret menhir uzun taş

menhus

Ar manḥūs منحوس z [#nḥs mafˁūl mef.] uğursuz Ar naḥasa نحس zuğursuzluk getirdi

meni

Ar manī مَنِىّ z [#mny faˁīl ] semen, sperm

meniskus

YLat meniscus 1. hilal şeklinde nesne, bir yüzü içbükey öbür yüzü dışbükey olan mercek, 2. diz ekleminde bulunan hilal şeklinde kıkırdak doku EYun mḗniskos μήνισκος z [küç.] aycık, hilal EYun mḗn μήν zay +isk° << HAvr *mḗh₁n̥s (*mḗn̥s) a.a. HAvr *meh₁- (*mē-)