melankoli

melal

Ar malāl ملال z [#mll faˁāl ] keder, üzüntü Ar malla مَلَّ zbezdi, kederlendi

melami

Ar malāmī/malāmatī ملامى/ملامتى z [nsb.] ayıpçı, 9. yy'da Horasan'da doğan bir sufi hareketi ve bunun mensubu Ar malāma(t) ملامة z [#lwm mafˁala(t) msd.] ayıplama, ayıp, rezil Ar lāma لَامَ zayıpladı, takbih etti

melamin

Fr/İng melamine bir tür sentetik reçine Alm Melamin bir kimyasal kristal (İlk kullanım: 1834 J. Liebig, Alm. kimyacı.) Alm Melam sülfosiyanid amonyumun damıtılmasıyla elde edilen kimyasal madde +in° (İlk kullanım: 1834 J. Liebig.)

melan(o)+

Fr mélano+ İng melano+ [bileşik adlarda] siyah EYun mélas, melan- μέλας, μελαν- za.a. << HAvr *melh₂- (*mel-) a.a.

melanet

Ar malˁana(t) ملعنة z [#lˁn mafˁala(t) iz/m.] lanetli yer veya şey Ar laˁana لعن zlanetledi

melankoli

[ Tıngır & Sinapian, Istılahat Lugati, 1892]
Mélancolie [Fr.]: melankoliya, kara sevda.

Fr mélancholie kara sevda EYun melanχolía μελανχολία zeski tıpta kara safranın artmasından ileri geldiği düşünülen hastalık, kara sevda EYun melanχolḗ μελανχολή zkara safra § EYun mélas, melan- μέλας, μελαν- zkara EYun χolḗ χολή zsafra

Benzer sözcükler: melankolik

Bu maddeye gönderenler: malihülya


11.11.2014
melanoma

YLat melanoma deride siyah renkli ur, bu urun yol açtığı kanser türü (İlk kullanım: y. 1830 Carswell, İng. tabip.) EYun melanóō kararmak +ma(t) EYun mélas, melan- μέλας, μελαν- zkara

melanurya

Yun melanúria μελανούρια z [çoğ.] Yun melanúrion μελανούριον zkarakuyruk, karagöz cinsinden kuyruğu kara lekeli balık, sparus melanurus § Yun/EYun mélas, melan- μέλας, μελαν- zkara Yun/EYun urá ουρά zkuyruk +ion

melas

Fr mélasse şeker şerbeti, pekmez Port melaço «ballaşmış», a.a. Lat mel bal HAvr *mélit bal

melbusat

Ar malbūs ملبوس z [#lbs mafˁūl mef.] giyilen, giysi +āt Ar labasa لبس zgiydi

melce

Ar malcaˀ مَلْجَأ z [#lcA mafˁal iz/m.] sığınma yeri, sığınak Ar lacaˀa لَجَأَ zsığındı