melal

meksefe

Ar *makṯafa(t) مكثفة z [#ks̠f mafˁala(t) iz/m.] kesifleştirici, yoğunlaştırıcı Ar kaṯafa كثف zkesif idi, yoğunlaştı

mektep

Ar maktab مَكْتَب z [#ktb mafˁal iz/m.] yazma yeri, yazıhane, okul Ar kataba كَتَبَ zyazdı

mektup

Ar maktūb مكتوب z [#ktb mafˁūl mef.] yazılmış, yazı Ar kataba كَتَبَ zyazdı

mel mel

<< TTü melul melul üzgün ve sessiz (bakmak)

melaike

Ar malāˀik/malāˀika(t) ملائكة z [#mlk faˁāˀila(t) çoğ.] melekler Ar malak ملك z

melal

[ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
ol cemāle kim zevāl irişe tez / ˁāşıḳa andan melāl irişe tez

Ar malāl ملال z [#mll faˁāl ] keder, üzüntü Ar malla مَلَّ zbezdi, kederlendi

Not: Hal-i pür-melal deyimi "keder dolu durum" anlamındadır.

Benzer sözcükler: hali pür melal

Bu maddeye gönderenler: melul (mel mel)


11.03.2018
melami

Ar malāmī/malāmatī ملامى/ملامتى z [nsb.] ayıpçı, 9. yy'da Horasan'da doğan bir sufi hareketi ve bunun mensubu Ar malāma(t) ملامة z [#lwm mafˁala(t) msd.] ayıplama, ayıp, rezil Ar lāma لَامَ zayıpladı, takbih etti

melamin

Fr/İng melamine bir tür sentetik reçine Alm Melamin bir kimyasal kristal (İlk kullanım: 1834 J. Liebig, Alm. kimyacı.) Alm Melam sülfosiyanid amonyumun damıtılmasıyla elde edilen kimyasal madde +in° (İlk kullanım: 1834 J. Liebig.)

melan(o)+

Fr mélano+ İng melano+ [bileşik adlarda] siyah EYun mélas, melan- μέλας, μελαν- za.a. << HAvr *melh₂- (*mel-) a.a.

melanet

Ar malˁana(t) ملعنة z [#lˁn mafˁala(t) iz/m.] lanetli yer veya şey Ar laˁana لعن zlanetledi

melankoli

Fr mélancholie kara sevda EYun melanχolía μελανχολία zeski tıpta kara safranın artmasından ileri geldiği düşünülen hastalık, kara sevda EYun melanχolḗ μελανχολή zkara safra § EYun mélas, melan- μέλας, μελαν- zkara EYun χolḗ χολή zsafra