mektep

meke

?

mekik

Fa makūk مكوك z1. kayık, kano, 2. dokuma tezgâhının gidip gelen hareketli parçası << OFa makōk kayık

mekkâre

Ar mukāri مكارٍ z [#kry mufāˁil III fa.] kiralayan, özellikle hayvan kiralayan Ar karā kiraladı

mekruh

Ar makrūh مكروه z [#krh mafˁūl mef.] nahoş, çirkin, iğrenç Ar kariha كَرِهَ ziğrendi

meksefe

Ar *makṯafa(t) مكثفة z [#ks̠f mafˁala(t) iz/m.] kesifleştirici, yoğunlaştırıcı Ar kaṯafa كثف zkesif idi, yoğunlaştı

mektep

"okul" [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ger virürsen sanˁata yā mektebe / ögrenür ol ṣafda ...

Ar maktab مَكْتَب z [#ktb mafˁal iz/m.] yazma yeri, yazıhane, okul Ar kataba كَتَبَ zyazdı

 kitap

Benzer sözcükler: mektepli


22.08.2017
mektup

Ar maktūb مكتوب z [#ktb mafˁūl mef.] yazılmış, yazı Ar kataba كَتَبَ zyazdı

mel mel

<< TTü melul melul üzgün ve sessiz (bakmak)

melaike

Ar malāˀik/malāˀika(t) ملائكة z [#mlk faˁāˀila(t) çoğ.] melekler Ar malak ملك z

melal

Ar malāl ملال z [#mll faˁāl ] keder, üzüntü Ar malla مَلَّ zbezdi, kederlendi

melami

Ar malāmī/malāmatī ملامى/ملامتى z [nsb.] ayıpçı, 9. yy'da Horasan'da doğan bir sufi hareketi ve bunun mensubu Ar malāma(t) ملامة z [#lwm mafˁala(t) msd.] ayıplama, ayıp, rezil Ar lāma لَامَ zayıpladı, takbih etti