mekik

mehter

Fa mihtar مهتر z [kıy.] en büyük, üstün, rical, ekâbir Fa/OFa mih/mēh مه/ميه zbüyük +tar << EFa magh- a.a. << HAvr *méǵh₂s (*méǵas) a.a.

mekân

Ar makān مكان z [#kwn mafˁal iz/m.] varoluş, var olunan yer, konum Ar kāna كون zvar idi

mekanik

Fr mécanique makinesel EYun mēχanikós μηχανικός za.a. EYun mēχanē μηχανή z +ik°

mekanizma

Fr mécanisme makina işleyişi EYun *mēχanismós μηχανισμός z EYun mēχanízō aygıt kurmak +ism°

meke

?

mekik

[ anon., Kitabü'l-İdrak Haşiyesi, <1402]
mekük [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
mecchích: squola di tessere

Fa makūk مكوك z1. kayık, kano, 2. dokuma tezgâhının gidip gelen hareketli parçası << OFa makōk kayık

Benzer sözcükler: mekik çekmek, mekik diplomasisi, mekik dokumak, mekik seferi


10.08.2015
mekkâre

Ar mukāri مكارٍ z [#kry mufāˁil III fa.] kiralayan, özellikle hayvan kiralayan Ar karā kiraladı

mekruh

Ar makrūh مكروه z [#krh mafˁūl mef.] nahoş, çirkin, iğrenç Ar kariha كَرِهَ ziğrendi

meksefe

Ar *makṯafa(t) مكثفة z [#ks̠f mafˁala(t) iz/m.] kesifleştirici, yoğunlaştırıcı Ar kaṯafa كثف zkesif idi, yoğunlaştı

mektep

Ar maktab مَكْتَب z [#ktb mafˁal iz/m.] yazma yeri, yazıhane, okul Ar kataba كَتَبَ zyazdı

mektup

Ar maktūb مكتوب z [#ktb mafˁūl mef.] yazılmış, yazı Ar kataba كَتَبَ zyazdı