mehel

megaron

EYun mégaron μέγαρον zsaray, bir tür törensel zindan ≈ İbr məˁārā מְעָרָה z [#ˁwr] mağara

meğer

Fa magar مگر zdeğil ise, olmaya ki Fa ma agar مه أگر z

mehabet

Ar mahāba(t) مهابة z [#hyb mafˁala(t) msd.] korkunçluk, heybet Ar hāba هَابَ zkorktu

mehaz

Ar maˀχaḏ مأخذ z [#aχḏ mafˁal iz/m.] bir şeyin alındığı yer, kaynak Ar aχaḏa أَخَذَ zaldı, ahzetti

mehdi

Ar mahdi مَهْدٕ z [#hdy mafˁūl mef.] 1. yol gösterilmiş olan, doğru yola giden, 2. İslam inancında kıyametten önce gelecek olan önder Ar hadā هَدَا zyol gösterdi, kılavuz oldu

mehel

[ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
maχál & mechél: sta bene ... merito [uygun, yerinde, reva] [ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
maḥalli merhamet ve müstehaḳḳı ˁafwü maġfiret olmaz

Ar maḥall [#ḥll mafˁal iz/m.] yer

 mahal

Not: Mahal sözcüğünün ses ve kısmen anlam değişikliğine uğramış varyantıdır.


24.08.2017
mehil

Ar mahl مَهْل z [#mhl faˁl msd.] erteleme, mühlet Ar mahala مَهَلَ zerteledi

mehtap

Fa māhtāb/mahtāb ماهتاب/مهتاب zay ışığı § Fa māh/mah ماه/مه zay Fa tāb تاب zkızma, ışık

mehter

Fa mihtar مهتر z [kıy.] en büyük, üstün, rical, ekâbir Fa/OFa mih/mēh مه/ميه zbüyük +tar << EFa magh- a.a. << HAvr *méǵh₂s (*méǵas) a.a.

mekân

Ar makān مكان z [#kwn mafˁal iz/m.] varoluş, var olunan yer, konum Ar kāna كون zvar idi

mekanik

Fr mécanique makinesel EYun mēχanikós μηχανικός za.a. EYun mēχanē μηχανή z +ik°