medyum

medium

İng medium orta boy, vasat (sıfat), aracı, vasıta (isim) Lat medium [n.] ortada olan şey, aracı Lat medius [sf.] orta, ara (sıfat)

medrese

Ar madrasa(t) مدرسة z [#drs mafˁala(t) iz/m.] ders yeri, okul Ar darasa درس zöğrendi, ders gördü

medüz

Fr méduse denizanası EYun Medoúsa μεδούσα zmitolojide yılan saçlı tanrıça EYun médō μέδω zgözkulak olmak, yol göstermek, vesayet etmek, kayırmak +ousa

medya

İng media araçlar, özellikle basın ve yayın araçları Lat media [çoğ.] araçlar, aracılar Lat medium [n.] aradaki şey, araç

medyatik

TTü medya

medyum

[ Ahmed Mithat, <1900]
veyahud medyum denilen zevattan biri davet olunarak izhar edeceği acaib ve garaib görülür

YLat medium ruh çağırmada aracı olan kimse (İlk kullanım: Emanuel Swedenborg İsv. teosofist (1688-1772).) Lat medium [n.] aradaki şey, araç, aracı

 medium


01.01.2011 den önce
medyun

Ar madyūn مديون z [#dyn mafˁūl mef.] borçlanan, borçlu

mefhum

Ar mafhūm مَفهوم z [#fhm mafˁūl mef.] anlaşılan, fehmedilen, anlam Ar fahama فَهَمَ zanladı

mefkûre

Ar mafkūr مفكور z [#fkr mafˁūl mef.] düşünülen, düşünce Ar fakara فَكَرَ zdüşündü, fikir yürüttü

mefluç

Ar maflūc مفلوج z [#flc mafˁūl mef.] felç geçiren, felçli Ar falica فلج zfelç oldu

mefruşat

Ar mafrūş مفروش z [#frş mafˁūl mef.] 1. yayılmış ya da serilmiş, 2. yaygı, kilim, döşek Ar faraşa فرش zyaydı, (örtü veya yatak) serdi ≈ Ar firāş/farşa(t) فراش/فرشة zyatak, döşek, yaygı ≈ Aram pərāsā פרסא za.a.