mecra

mecidiye

öz (ˁAbd) el-mecīd Osmanlı padişahı (h. 1839-1861) +īya(t)1 Ar macīd مجيد z [#mcd faˁīl sf.] yüce, şanlı, övülen Ar macada مجد zşanlı idi, yüceldi

meclis

Ar maclis مَجْلِس z [#cls mafˁil iz/m.] oturum veya oturacak yer, sohbet toplantısı Ar calasa جَلَسَ zoturdu

mecmu

Ar macmūˁ مجموع z [#cmˁ mafˁūl mef.] toplanmış, toplu, topu Ar camaˁa جَمَعَ ztopladı

mecmua

Ar macmūˁa(t) مجموعة z [#cmˁ mafˁūla(t) mef. fem.] derlenmiş şey, derleme Ar camaˁa جَمَعَ ztopladı

mecnun

Ar macnūn مجنون z [#cnn mafˁūl mef.] deli, cinlere uğramış Ar canna جَنَّ zörttü, kapattı, kararttı

mecra

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
ol sahrā-i pür-ġubār eṭrāf-i mecrā-i enhār oldı [o tozlu çöl, nehirlerin yataklarına ortam oldu]

Ar macrā مجرَى z [#cry mafˁal iz/m.] akış, akıntı; akım yeri, akarsu yatağı Ar carā جَرَا zaktı

 cereyan


22.05.2015
mecruh

Ar macrūḥ مجروح z [#crḥ mafˁūl mef.] yaralı Ar caraḥa جَرَحَ zyaraladı

mecusi

Ar macūsī مجوسى z [nsb.] Zerdüşt dinine ait Aram məgūşī מגושי zZerdüşt rahibi EFa maguş muhterem kimse, din büyüğü, rahip HAvr *megʰ- gücü olmak, muktedir olmak

meczup

Ar macḏūb مجذوب z [#cḏb mafˁūl mef.] 1. cezb edilen, çekilen, 2. cezbeye kapılmış, deli Ar caḏaba جَذَبَ zçekti

meç1

Bul meç меч zkılıç

meç2

Fr mèche fitil, saç tutamı << OLat micca lamba fitili