meşrut

meşkûk

Ar maşkūk [#şkk mafˁūl mef.] şüpheli, kuşkulu Ar şakka شكّ zkuşkulandı

meşrep

Ar maşrab مَشْرَب z [#şrb mafˁal iz/m.] 1. içme, 2. içme yeri, çeşme başı, 3. [mec.] bir görüş veya eğilimde olanların toplandığı yer, 4. eğilim, mezhep, fikir akımı ≈ Ar şurb شَرَبَ ziçme

meşru

Ar maşrūˁ مشروع z [#şrˁ mafˁūl mef.] hukuka uygun, şeriate uygun, caiz Ar şaraˁa شَرَعَ zyasadı, düzenledi

meşrubat

Ar maşrūbāt مشروبات z [#şrb çoğ.] içilen şeyler Ar maşrūba(t) مشروبة z [mafˁūl t.] içilen şey +āt Ar şaraba شَرَبَ ziçti

meşruhat

Ar maşrūḥāt مشروحات z [#şrḥ çoğ.] açıklanan şeyler, açıklamalar Ar maşrūḥa(t) مشروح z [mafˁūl t.] açıklanan şey +āt Ar şaraḥa شرح zaçtı, şerhetti

meşrut

"şart koşulmuş" [ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
ders-i ˁām itmege meşrūṭ olmağın [halka ders vermesi şart koşulmuş olduğundan] "... siyasette şartlı egemenlik" [ Şinasi, Tasvir-i Efkâr makaleleri, 1860]
hükümet-i dünyevīsini İtalya Krallığı gibi bir devlet-i meşrūtaya feragat etmiş ola.

Ar maşrūṭ مشروط z [#şrṭ mafˁūl mef.] koşula bağlanmış, şartlı Ar şaraṭa شرط zşart koştu

 şart1

Not: Yeni Osmanlıca meşrutiyet kavramı 1860 dolayında Şinasi ve Tasvir-i Efkâr çevresinde belirmiştir.

Benzer sözcükler: meşruti, meşrutiyet


22.05.2019
meşum

Ar maşˀūm مشؤم z [#şˁm mafˁūl mef.] uğursuz

meşveret

Ar maşwara(t) مشورة z [#şwr mafˁala(t) msd.] danışma, görüş alışverişinde bulunma Ar şāra سَارَ zgösterdi

met

Ar madd مدّ z [#mdd faˁl msd.] uzama, uzanma Ar madda مَدَّ zuzadı (≈ İbr middah מִדָּה zölçü, boyut, uzunluk )

meta

Ar matāˁ متاع z [#mtˁ] yararlanılan eşya, ticari eşya Ar mataˁa متع zyararlandı, keyfini sürdü, hoşlandı

metabolizma

Fr métabolisme besinlerin organizma tarafından özümsenmesi süreci EYun metabolḗ μεταβολή zdeğişme, alıp verme, mübadele +ism° EYun metabállō μεταβάλλω zçevirmek, değiştirmek, değişmek EYun meta+ bállō βάλλω, βολ- zatmak