mazgal

maytap

Fa māhtāb ماهتاب zay ışığı

mazarrat

Ar maḍarra(t) مضرّة z [#ḍrr mafˁala(t) msd.] zarar verme, zarar, ziyan Ar ḍarra ضَرَّ zzarar verdi

mazbata

Ar *maḍbaṭa(t) مضبطة z [#ḍbṭ mafˁala(t) ] Ar ḍabaṭa ضبط zkaydetti

mazbut

Ar maḍbūṭ مضبوط z [#ḍbṭ mafˁūl mef.] zaptedilmiş, kayıt ve kontrol altında olan Ar ḍabaṭa ضبط zel altında tuttu, denetim altına aldı

mazeret

Ar maˁḏira(t) معذرة z [#ˁḏr mafˁila(t) msd.] affetme, bağışlama Ar ˁaḏara عذر zbağışladı

mazgal

"kale bedeninde tüfek deliği" [ Selanikli Mustafa Ef., Tarih-i Selanikî, 1600]
karşuda görinen mazġal deliğinden tütün [duman] çıkar

Ar *mazġal مزغل z [#zġl mafˁal iz/m.] püskürtme yeri Ar masχálē زغل z(bir sıvıyı) şiddetle püskürttü, (tulumu) sıkarak fışkırttı

Not: Arapça sözcük kaydedilmemiştir; ancak anlam ilişkisi nettir. KT sf. مزغل ve مازغال yazımlarını verir; köken belirtmez. Yun masχalē "koltuk altı, koy, kovuk" veya masχalion "örme sepet" biçimleriyle anlam ilişkisi kurmak güçtür.


10.12.2015
mazhar

Ar maẓhar مَظهر z [#ẓhr mafˁal iz/m.] 1. görüntü, fenomen, belirti, semptom, 2. bir özelliğin kendisinde zuhur ettiği nesne Ar ẓahara ظَهَرَ zgöründü, belirdi

mazı

Fa māzū مازو zmeşe uru (≈ Sans māyu-phala मायुफल zsafra kesesi )

mazi

Ar māḍi ماضٍ z [#mḍy fāˁil fa.] bitmiş, geçen, geçmiş Ar ا maḍā مضا zbitti, geçti

mazlum

Ar maẓlūm مظلوم z [#ẓlm mafˁūl mef.] zulmedilen, zulme uğrayan Ar ẓalama ظلم zzulmetti

mazmun

Ar maḍmūn مضمون z [#ḍmn mafˁūl mef.] anlam, kasıt, sözün anlattığı şey Ar ḍamana kast etti, üstlendi