matah

maşuk

Ar maˁşūḳ معشوق z [#ˁşḳ mafˁūl mef.] sevilen kimse, sevgili Ar ˁaşiḳa عشق zaşık oldu

mat1

Ar/Fa māt مات zsatranç deyimi Ar māta مات z [#mwt] öldü

mat2

Fr mat boğuk, zayıf, parıltısız, parlak olmayan renk Lat mattus a.a.

mat3

İng mat yer yaygısı, şilte Fr matte a.a. << OLat natta/*matta yaygı

matador

İsp matador 1. öldüren, 2. boğa güreşinde hayvana son darbeyi vuran kişi İsp matar öldürmek +()tor Ar māt مات zölüm

matah

[ Müstakimzade, Kanunü'l-Edeb terc., 1769]
al-ḳumāşāt [Ar.]: Türkce matāhlardır متاهلر (...) metāˁ-ı beyt maˁnāsına. [ İbrahim Alaattin (Gövsa), Yeni Türk Lugatı, 1930]
matah: Mal, meta.

Ar matāˁ متاع zticari eşya

 meta

Not: meta sözcüğünün kısmen anlam ayrışmasına uğramış varyantıdır.


15.11.2019
matara

Ar maṭara(t) مطرة z1. su tulumu, 2. bir sıvı ölçeği Aram maṭartā מַטַרְתָא z [#nṭr] kese, özellikle para kesesi, cüzdan; zindan (Kaynak: Fraenkel sf. 209, Jastrow sf. 770.)

matbaa

Ar *maṭbaˁa(t) مطبعة z [#ṭbˁ mafˁala(t) iz/m.] tab etme yeri Ar ṭabaˁa طبع z [#ṭbˁ] damga bastı

matbu

Ar maṭbūˁ مطبوع z [#ṭbˁ mafˁūl mef.] damgalanmış Ar ṭabaˁa طبع zdamgaladı

mate

İsp maté yerba mate (ilex paraguayensis) bitkisinin yapraklarından elde edilen sıcak içecek Guarani mate a.a.

matem

Ar maˀtam مأتم z [#Atm mafˁal msd.] cenaze töreni, cenazede ağıt yakan kadınlar topluluğu