mastika

mass

Ar maṣṣ مصّ z [#mṣṣ faˁl msd.] hafifçe emme, soğurma Ar maṣṣa مصّ zemdi

mastar

Ar misṭar مسطر z [#sṭr mifˁal ia.] çizgi çizme aleti, cetvel Ar saṭr سطر zdüz çizgi

mastektomi

İng mastectomy memenin cerrahi işlemle alınması (İlk kullanım: 1923 Stedman, Amer. tabip.) § EYun mastós µαστός zmeme EYun ektomía kesip çıkarma

master

İng master 1. egemen, usta, efendi, 2. akademik bir rütbe, 3. kopyası çıkartılan asıl EFr maistre rütbece üstün kimse, efendi, usta << Lat magister [kıy.] «daha büyük», a.a. Lat magnus büyük

mastı

İt mastino kısa bacaklı av köpeği << OLat mansuetinus evcil, alıştırılmış +in° Lat mansuescere evcilleştirmek § Lat manus el Lat suescere, suet- alışmak

mastika

"sakız" [ Yadigâr-ı İbni Şerif, <1421?]
her sabah mastakī ile anīsūn ile gül-engübīn [sakız ve anason ve çiçek balı] véreler "... sakızlı rakı" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
mastıkī مصطقى/مستكى: Maruf sakız, şecerü'l-butm zamkı. Sakız rakısı.

Yun mastíχi μαστίχη zsakız, sakız bitkisi << EYun mastiχḗ μαστιχή zmenengiç zamkı veya sakız EYun masáomai μασάομαι zçiğnemek << HAvr *mendʰ- a.a.

 manca

Not: Ar mastakī مسطقى/مستكى, Fa mazdak مزدك biçimleri Yunancadan alıntıdır. Osmanlıca metinlerde mastakī ve mezdekī biçimleri görülür. Halen kullanılan biçim muhtemelen Yun mastiχáto "sakızlı" sözcüğünden ikincil alıntıdır.

Bu maddeye gönderenler: mezdeke


09.04.2015
mastodon

İng mastodon Fr mastodonte «meme-dişli», file benzer nesli tükenmiş hayvan (İlk kullanım: 1806 Georges Cuvier, Fr. doğabilimci.) § EYun mastós meme EYun odoús, odónt- ὀδούς, ὀδοντ- zdiş

mastor

Yun mastōr μαστώρ zusta, üstad Lat magister a.a.

mastürbasyon

Fr/İng masturbation istimna, elle doyuma ulaşma Lat masturbatio a.a. Lat masturbare istimna etmek +()tion §? Lat mas, mar- erkeklik Lat turbare karıştırmak, topaç gibi çevirerek oynamak

masum

Ar maˁṣūm معصوم z [#ˁṣm mafˁūl mef.] 1. aşireti tarafından korunan, dokunulmazlık sahibi, 2. suçsuz, günahsız Ar ˁaṣama عصم zkorudu, savundu

masun

Ar maṣūn مصون z [#ṣwn mafˁūl mef.] sakınılan, esirgenen Ar ṣāna صان zsakındı, esirgedi