marpuç

markiz

Fr marquise [fem.] 1. markinin eşi, bir soyluluk unvanı, 2. oval kesimli ve 58 fasetli pırlanta, 3. 19. yy mimarisinde genellikle ferforje karkaslı cam saçak veya sundurma, 4. alçak sırtlıklı geniş koltuk

marley

marka Marley Floors Ltd. esnek yer karoları üreticisi İngiliz firma (İlk kullanım: 1948)

marmelat

Fr marmelade reçel Port marmelada ayva reçeli Port marmelo ayva EYun melímēlon μελίμηλον zayva veya muşmula § EYun melí μελί zbal EYun mḗlon μήλον zher çeşit meyve, özellikle elma

maroken

Fr maroquin 1. Fas'a özgü, Fas'a ait, 2. keçi güderisi öz Maroc Fas ülkesinin Fransızca adı öz Marakeş Fas'ta bir kent

maron

Fr marron kestane, kestane rengi Kelt

marpuç

[ İstanbul Mahkemesi 121 no. Şeriye Sicili, 1816]
beş elmastıraşi nargile şişesi ve üç mārpīc [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
mārpīc: Nargilenin maruf borusu. [ İbrahim Alaattin (Gövsa), Yeni Türk Lugatı, 1930]
marpuç: Nargileye takılan (...) uzun boru.

Fa mārpīç مارپيج zyılankavi, yılan gibi kıvrımlı nesne § Fa mār مار zyılan Fa pīç پيج zbüklüm, kıvrım

 mar, piç


14.11.2017
mars

~? Ar mars مرس z [#mrs faˁl msd.] 1. suya daldırma, 2. bir oyunda tüm sayıları alarak galip gelme Ar marasa مرس zsuya daldırdı

marsık

?

marş

Fr marche [dev.] 1. yürüyüş, yürüme, 2. yürü! (emir), 3. yürüyüş şarkısı, 4. otomobil yürütme mekanizması Fr marcher yürümek, basmak << OLat marcare ayaklarını sertçe yere basma Ger

marşandiz

Fr marchandise ticari eşya, kargo Fr marchand tüccar << Lat mercans, mercant- a.a. Lat mercari alıp satmak +ent°

marşpiye

Fr marchepied ayak basma yeri, otomobilde kapı basamağı § Fr marche bas Fr pied ayak (<< Lat pes, ped- a.a. )