marke

mariz

Ar marīḍ مريض z [#mrḍ faˁīl sf.] hasta, yaralı Ar mariḍa مَرِضَ zhastalandı

marj

Fr marge, margin- kenar, sınır << Lat margo, margin- a.a. << HAvr *marǵ- sınır işareti

marjinal

Fr marginal 1. kenara ait, asıl konuya dahil olmayan, bir kitabın dış kenarına yazılan notlar veya süsleme, 2. toplum düzeninin dışında kalan Lat marginalis a.a. Lat margo, margin- kenar +al°

mark

Alm (deutsche) Mark Alman para birimi << EYAlm marko 1. işaret, damga, 2. 8 ons eşdeğeri altın ve gümüş tartı birimi << Ger *markō sınır işareti

marka

Fr marque işaret, damga, alamet Ger *markō işaret, özellikle sınır işareti << HAvr *marǵ- a.a.

marke

"futbolda rakip oyuncuyu mimlemek" [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
marke vaziyette bulunan arkadaşlarına mütemadiyen pas vermek markaj [ Milliyet - gazete, 1951]
yerden kısa paslı ve müdafaada da markajlı bir oyun

Fr marquer işaretlemek, mim koymak Ger *markjan a.a.

 marka

Benzer sözcükler: markaj, marker, markör

Bu maddeye gönderenler: demarke


26.11.2014
market

İng market çarşı, pazar Lat mercatus [pp.] belli aralarla kurulan çarşı, pazar, panayır Lat mercari satmak Lat merx, merc- ticari mal, meta

marki

Fr marquis bir soyluluk ünvanı << OLat marchese sınır komutanı, uçbeyi OLat marca sınır, serhat Ger *markō sınır işareti, sınır

markiz

Fr marquise [fem.] 1. markinin eşi, bir soyluluk unvanı, 2. oval kesimli ve 58 fasetli pırlanta, 3. 19. yy mimarisinde genellikle ferforje karkaslı cam saçak veya sundurma, 4. alçak sırtlıklı geniş koltuk

marley

marka Marley Floors Ltd. esnek yer karoları üreticisi İngiliz firma (İlk kullanım: 1948)

marmelat

Fr marmelade reçel Port marmelada ayva reçeli Port marmelo ayva EYun melímēlon μελίμηλον zayva veya muşmula § EYun melí μελί zbal EYun mḗlon μήλον zher çeşit meyve, özellikle elma