mark

marina

İng marina yat limanı İt marina plaj, deniz banyosu Lat mare deniz +in° << HAvr *móri deniz

marine

Fr mariner [den.] (denizci usulü) salamura etmek, eti sosta bekletmek Fr marin denize ilişkin << Lat marinus a.a.

mariz

Ar marīḍ مريض z [#mrḍ faˁīl sf.] hasta, yaralı Ar mariḍa مَرِضَ zhastalandı

marj

Fr marge, margin- kenar, sınır << Lat margo, margin- a.a. << HAvr *marǵ- sınır işareti

marjinal

Fr marginal 1. kenara ait, asıl konuya dahil olmayan, bir kitabın dış kenarına yazılan notlar veya süsleme, 2. toplum düzeninin dışında kalan Lat marginalis a.a. Lat margo, margin- kenar +al°

mark

[ Düstur Tertip I.-IV., 1888]
Doyçe Bank üç gün içinde hazinei celilenin menafiine en ziyade elverişli surette marka tahvil eyledikten sonra hasılını kezalik mark olarak bir hesabı mahsusu devleti aliyeye maa faiz irad kayıd edecek

Alm (deutsche) Mark Alman para birimi << EYAlm marko 1. işaret, damga, 2. 8 ons eşdeğeri altın ve gümüş tartı birimi << Ger *markō sınır işareti

 marka


22.05.2019
marka

Fr marque işaret, damga, alamet Ger *markō işaret, özellikle sınır işareti << HAvr *marǵ- a.a.

marke

Fr marquer işaretlemek, mim koymak Ger *markjan a.a.

market

İng market çarşı, pazar Lat mercatus [pp.] belli aralarla kurulan çarşı, pazar, panayır Lat mercari satmak Lat merx, merc- ticari mal, meta

marki

Fr marquis bir soyluluk ünvanı << OLat marchese sınır komutanı, uçbeyi OLat marca sınır, serhat Ger *markō sınır işareti, sınır

markiz

Fr marquise [fem.] 1. markinin eşi, bir soyluluk unvanı, 2. oval kesimli ve 58 fasetli pırlanta, 3. 19. yy mimarisinde genellikle ferforje karkaslı cam saçak veya sundurma, 4. alçak sırtlıklı geniş koltuk