manzara

manyel

Fr manière jest, mimik, davranış << OLat manuarius el hareketi Lat manus el +ari°

manyetik

Fr magnétique mıknatıssal EYun magnētikós μαγνητικός za.a. EYun magnḗtis μαγνήτις zmıknatıs +ik°

manyetizma

Fr magnétisme 1. mıknatıslanma, 2. (esk.) hipnotizma EYun magnētismós μαγνητισμός zmıknatıslanma EYun magnētízō mıknatıslanmak +ism°

manyeto

Fr magnéto İng magneto İng magnetoelectric machine elektrikli mıknatıs makinesi

manyok

Fr/İng manioc kökü yenen bir bitki, kasava Tupi mandioca a.a.

manzara

manzar [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
manẓar ola yarın ol uçmaḳ saŋa [cennet sana seyir yeri olsun] manzara/manzaret [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
düşümde görürem, bir mürġzārdayım. Anda bir manẓare [seyir yeri] var, be-gāyet χūb [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
her soffasında gūnāgūn maksūreler ve şāhnişīnler ve revzen ve manẓareler [balkon ve cumbalar ve pencere ve seyir yerleri] var kim

Ar *manẓara(t) مَنْظَرة z [#nẓr mafˁala(t) iz/m.] ≈ Ar manẓar مَنْظَر zbakanak, seyir yeri Ar naẓara نَظَرَ zbaktı

 nazar

Not: Arapça sözcük manzar olup "seyir yeri" anlamındadır. Arapça sözlüklerde bulunmayan manzara(t) biçimi, artan ölçüde "geniş ufuklu görüntü, panorama" anlamıyla eşleştirilmiştir.

Benzer sözcükler: manzara-i umumiye, manzaralı


07.04.2019
manzum

Ar manẓūm منظوم z [#nẓm mafˁūl mef.] tanzim edilmiş, düzenlenmiş, dizili Ar naẓama نَظَمَ zdizdi, düzdü

manzume

Ar manẓūma(t) [#nẓm mafˁūla(t) mef. f.] dizili şey, şiirde ölçü veya ritm

mar

Fa mār مار zyılan, (mec.) büklüm << OFa mār a.a.

maraba

Ar murābaˁa(t) مرابع z [#rbˁ mufāˁala(t) III msd.] yükü veya işi paylaşma, kâr ve zararın bir payını üstlenerek bir arazi veya sermayeyi işletme Ar rubˁ ربع zçeyrek, dörtte bir

marakas

İsp maracas [çoğ.] İsp maracá su kabağından yapılan bir ritm çalgısı Tupi