mani2

manganez

Fr manganèse 1. kara magnezyum (16. yy), 2. Alman kimyacı Scheele tarafından keşfedilen metalik element (18. yy) İt manganese kara magnezyum << OLat magnesia

mangır

Ar manḳūr منقور z [#nḳr mafˁūl mef.] sivri uçla oyulmuş, hakkedilmiş, gravürlü Ar naḳara نقر zdeldi, (özellikle bakır veya başka metal) oydu, hakketti

mangiz

TTü mangır

mango

İng mango bir tür tropik meyve Port mango a.a. Tamil mangai மாங்காய் za.a.

mani1

Ar māniˁ مانع z [#mnˁ fāˁil fa.] önleyen, engel olan Ar manaˁa مَنَعَ zyasakladı

mani2

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
mānī مانى: maˁānī معانى [galatı]. Usulsüz darbsız elhan ile teganni olunan vezinsiz manāsız güfte. [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
mani: hece vezinli ve kafiyeli ve çoğu zaman örtülü bir anlam ifade eden halk şiiri

Ar maˁāni معانٍ z [#ˁny mafāˁil çoğ.] anlamlı sözler, vecizeler Ar maˁnā معنىَ z [t.] anlam, anlamlı söz

 mana


20.08.2015
mani3

Fr manie delilik, cinnet << EYun manía μανία za.a. << HAvr *mn̥-i̯é- düşünce HAvr *men-¹ düşünmek

mania

Ar māniˁa(t) مانعة z [#mnˁ fāˁila(t) fa. fem.] engel olan (şey veya dişi) Ar māniˁ مانع zengel

manidar

§ Ar maˁnā/maˁnī معني zanlam Fa dār دار zsahibi

manifatura

Fr manufacture el işi, imalat OLat manufactura a.a. § Lat manu [abl.] el ile (Lat manus el ) Lat factura yapılmış (Lat facere yapmak +()tura )

manifesto

Fr manifeste yeminli ifade [esk.], imzalı bildiri << Lat manifestum [pp. n.] «el basılmış şey» § Lat manus el Lat fendere basmak, vurmak +(t)°