mandal2

manca

İt mangia yiyecek, yemek İt mangiare yemek yemek << Lat manducare çiğnemek << HAvr *mendh- a.a.

mancınık

Ar mancanīḳ منجنيق zbir savaş aracı, katapult Aram manganikā a.a. (Kaynak: Muarrab sf. 136, Fraenkel sf. 243)EYun mánganon μάγγανον z1. sihir, büyü, iksir, 2. makaralar yardımıyla kurulan aldatma düzeneği +ik°

manda1

Fa mānde مانده z [pp.] kalmış, bırakmış Fa/OFa māndan, mān- ماندن, مان zkalmak +a << HAvr *men-² kalmak

manda2

Fr mandat 1. vekâlet verme, bir görevi emanet etme, 2. I. Dünya Savaşı ertesinde Milletler Cemiyeti bünyesinde oluşturulan bir yönetim biçimi Lat mandatum [pp. n.] görev, ema­net Lat mandare «eline vermek», emanet etmek, tevdi etmek, ısmarlamak +()t° § Lat manus el Lat dare vermek

mandal1

Yun/EYun mándalos μάνδαλος zkapı ve pencere sürgüsü ≈ Akad mēdelu a.a. Akad edēlu kilitlemek, sürgülemek

mandal2

"dikdörtgen parsel" [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
Mübarek meydān kenārında durdı, bir ulu mendel/mendil çizdi "sebze tarhı" [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
mandal (Sandıklı, Konya); andal (Amasya): bağçede iki ark arasındaki ekilmiş parça, sebze ekilen yerlerin ayrıldığı murabba ve müstatiller.

Yun mantēla/mantíla sofra örtüsü

 mendil

Not: mendil sözcüğünün anlam ayrışmasına uğramış varyantıdır. "Tarla bölüntüsü" anlamında Anadolu ağızlarında görülür.


14.11.2019
mandalina

Fr mandarine [fem.] turunçgillerden Çin kökenli bir meyve Fr mandarin Çin yönetici sınıfına mensup kişi

mandarin

Fr/İng mandarin eski Çin'de bürokrat sınıfına mensup kişi, genel olarak seçkin yönetici Port mandarim a.a. Sans mantri मन्त्रिन् zöğütçü, danışman, müsteşar Sans mantrá मन्त्र zöğüt

mandepsi

~? Yun mándepse μάντεψε ztahmin et Yun mandévō μαντεύω ztahmin etmek << EYun manteúō μαντεύω zkehanet etmek, fal bakmak EYun mántis μάντις zkâhin, falcı

mandıra

Yun/EYun mándra μάνδρα zağıl, hayvanların kapatıldığı yer

mandolin

İt mandolino [küç.] İt mandola eski bir çalgı +in°2