mahsus

mahrum

Ar maḥrūm مَحْرُوم z [#ḥrm mafˁūl mef.] yoksun, dışlanmış, nasipsiz Ar ḥarama حَرَمَ zyasakladı, dışladı

mahrut

Ar maχrūṭ مخروط z [#χrṭ mafˁūl mef.] koni Ar χaraṭa خرط ztorna veya çömlekçi tezgâhı çevirdi, tornadan geçirdi

mahsul

Ar maḥṣūl محصول z [#ḥṣl mafˁūl mef.] hasıl edilen, ürün, sonuç Ar ḥaṣala حَصَلَ zhasıl oldu, üredi

mahsup

Ar maḥsūb محسوب z [#ḥsb mafˁūl mef.] hesaplanan, hesaplanmış

mahsur

Ar maḥṣūr محصور z [#ḥṣr mafˁūl mef.] kuşatılmış, sınırlanmış Ar ḥaṣara حَصَرَ zkuşattı, sınırladı

mahsus

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
pādişāhdan āyet indi bunlara / Aḥmed'e maχṣūṣ hem o on ere [Muhammed'e ve o on kişiye özel] "... özellikle" [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
mahsus: (...) Tr. 1. Ayrıca, bilhassa. 2. İsteyerek. [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
mahsus: (...) 3. Şakadan. 'Mahsus söylüyor, inanmayın.'

Ar maχṣūṣ مخصوص z [#χṣṣ mafˁūl mef.] ayrılmış, ayrı, ayrık, özel Ar χaṣṣa خَصَّ zseçti, ayırdı

 husus

Benzer sözcükler: mahsusçuktan, teşkilat-ı mahsusa


23.09.2017
mahşer

Ar maḥşar محشر z [#ḥşr mafˁal iz/m.] kalabalık yer, kıyamet, kıyamette ölülerin toplanacağı yer Ar ḥaşara حشر ztoplandı, kalabalık idi

mahur

Fa māhūr ماهور zİran ve Türk musikisinde bir makam öz māhūr Şiraz yakınında bir ilçe

mahut

Ar maˁhūd معهود z [#ˁhd mafˁūl mef.] tanınan, bildik Ar ˁahida عَهِدَ zısmarladı, sözleşti, şart koştu

mahv

Ar maḥw مَحْو z [#mḥw faˁl msd.] yok olma, silinme Ar maḥā مَحَا zyok etti, sildi

mahya

Fa māhī aya mensup, aylık Fa māh ماه zay