mahrem

mahmur

Ar maχmūr مخمور z [#χmr mafˁūl mef.] içkili, sarhoş Ar χamr خمر zmayalanmış içki, şarap

mahmuz

Ar mihmaz/mihmāz مهمز/مهماز z [#hmz mifˁal ia.] dürtme aracı, hayvanı dürtmek için çizmeye takılan sivri nesne Ar hamaza همز zdürttü, mahmuzladı

mahpes

Ar maḥbas محبس z [#ḥbs mafˁal iz/m.] hapishane Ar ḥabasa hapsetti

mahpus

Ar maḥbūs محبوس z [#ḥbs mafˁūl mef.] hapsedilmiş Ar ḥabasa حبس zhapsetti

mahreç

Ar maχrac مخرج z [#χrc mafˁal iz/m.] çıkış yeri, kaynak Ar χaraca خرج zçıktı, harcadı

mahrem

[ Sinan Paşa, Tazarru'nâme, 1482]
maḥremān-i serāçe-i ḳudsī [kutsal saraya girişi olanlar] [ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
hemdem-i meclīs-i sulṭānī ve maḥrem-i esrār-i nihānī idindı [sultan meclisinin yakın dostu ve gizli sırlarının sırdaşı edindi]

Ar maḥram مَحْرَم z [#ḥrm mafˁal msd.] 1. yasak, tabu, 2. yasak alana giriş izni olan, sırdaş Ar ḥarama حَرَمَ zyasakladı

 harem

Not: Esasen "yasak" anlamındayken, kullanımda "yasaklama hattının iç yanında kalan kişi" anlamını kazanmıştır. Türkçe kullanımda nāmahrem, mahrem demektir.

Benzer sözcükler: mahremiyet

Bu maddeye gönderenler: namahrem


09.09.2015
mahrukat

Ar maḥrūḳāt محروقات z [#ḥrḳ çoğ.] yanan şeyler, yakıt Ar maḥrūḳ محروق z [mafˁūl t.] yanan, yakılan +āt Ar ḥaraḳa حرق zyaktı

mahrum

Ar maḥrūm مَحْرُوم z [#ḥrm mafˁūl mef.] yoksun, dışlanmış, nasipsiz Ar ḥarama حَرَمَ zyasakladı, dışladı

mahrut

Ar maχrūṭ مخروط z [#χrṭ mafˁūl mef.] koni Ar χaraṭa خرط ztorna veya çömlekçi tezgâhı çevirdi, tornadan geçirdi

mahsul

Ar maḥṣūl محصول z [#ḥṣl mafˁūl mef.] hasıl edilen, ürün Ar ḥaṣala حَصَلَ zhasıl oldu, üredi

mahsup

Ar maḥsūb محسوب z [#ḥsb mafˁūl mef.] hesaplanan, hesaplanmış