maşatlık

masum

Ar maˁṣūm معصوم z [#ˁṣm mafˁūl mef.] 1. aşireti tarafından korunan, dokunulmazlık sahibi, 2. suçsuz, günahsız Ar ˁaṣama عصم zkorudu, savundu

masun

Ar maṣūn مصون z [#ṣwn mafˁūl mef.] sakınılan, esirgenen Ar ṣāna صان zsakındı, esirgedi

masura

Fa māsūra ماسوره züzerine iplik sarılan çubuk veya makara

maşa

Fa māşa ماشه zkısaç, köz tutma aleti ~? Ar miḥaşşa(t) محشّة z [#ḥşş mifˁala(t) ia.] 1. kuru ot biçme aleti, 2. közgü, ateş karıştırma aleti

maşallah

Ar mā şāˀa-llah ما شاءالله zAllah ne isterse § Ar ما zne Ar şāˀa شاء zister, istedi Ar allāh الله z

maşatlık

"gayrimüslim mezarlığı" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
niçe kralları ve başpapasları derūn-i deyre [kilisenin içine] gömerler, iki tarafı sāfī maşādlık mezarlığıdır [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
maşatlık مشاتلق: meşhed zebanzedi. Kabristan, Yahudi mezarı.

Ar maşhad مشهد z [#şhd mafˁal iz/m.] şehitlik Ar şahada شهد zşehit oldu

 meşhet


10.10.2014
maşeri

Ar maˁşar معشر z [#ˁşr mafˁal iz/m.] toplum, topluluk, cemiyet, özellikle erkekler cemiyeti

maşlah

Ar maşlaḥ مشلح z [#şlḥ] bir tür kadın cübbesi (Suriye) Ar şalaḥa شلح zsoyundu, giysi çıkardı

maşrapa

Ar mişraba(t) مشربة z [#şrb mifˁala(t) ia.] su içme aracı Ar şaraba شَرَبَ ziçti

maşrık

Ar maşriḳ مشرق z [#şrḳ mafˁil iz/m.] güneşin doğduğu yer, doğu Ar şaraḳa شرق z(güneş) doğdu

maşuk

Ar maˁşūḳ معشوق z [#ˁşḳ mafˁūl mef.] sevilen kimse, sevgili Ar ˁaşiḳa عشق zaşık oldu