mağdur

magma

YLat magma macun, yeryüzünün iç tabakasını oluştutan erimiş kütle EYun mágma μάγμα zhamur, macun EYun mássō, mag- μάσσω, μαγ- zhamur yoğurmak, şekil vermek +ma(t) << HAvr *mh₂ḱ-i̯e- (*maḱ-i̯e-) HAvr *meh₂ḱ- (*māḱ-) yoğurmak, şekil vermek, yapmak

magnet

İng magnet mıknatıs EYun magnḗtis (líthos) μαγνήτις λίθος za.a.

magnezyum

YLat magnesium bir element (İlk kullanım: 1755 Joseph Black, İng. kimyacı.) OLat magnesia magnezyum oksit minerali +ium EYun magnḗtis μαγνήτις zmıknatıs

mağara

Ar maġāra(t) مغارة z [#ġwr mafˁala(t) iz/m.] a.a. Ar ġāra غَارَ zdaldı, çukur idi

mağaza

Yun magaziá μαγαζιά z [çoğ.] Yun magazí μαγαζί zambar, gemilerde ticari eşya deposu ≈ Ven magazín a.a. Ar maχāzin مخازن z [#χzn mafāˁil çoğ.] mahzenler Ar maχzan مخزن z [t.]

mağdur

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
mağdūr: Gadr görmüş, felekzede.

Ar *maġdūr مغدور z [#ġdr mafˁūl mef.] Ar ġadara غدر zzulmetti, kıydı

 gadir

Not: Arapça sözlüklerde mevcut değildir.

Benzer sözcükler: mağdure, mağduriyet


01.09.2014
mağfiret

Ar maġfira(t) مَغْفِرة z [#ġfr mafˁila(t) msd.] bağışlama, esirgeme Ar ġafara غَفَرَ zbağışladı, esirgedi

mağlup

Ar maġlūb مغلوب z [#ġlb mafˁūl mef.] yenilmiş Ar ġalaba غَلَبَ züstün idi, üstün geldi

mağrip

Ar maġrib مغرب z [#ġrb mafˁil iz/m.] batı, özellikle İslam dünyasının batı ucundaki Fas-Cezayir ülkeleri Ar ġaraba غرب z(güneş) battı

mağrur

Ar maġrūr مغرور z [#ġrr mafˁūl mef.] aldatılmış, kanmış Ar ġarra غرّ zaldattı

mağşuş

Ar maġşūş مغشوش z [#ġşş mafˁūl mef.] hileli, sahte Ar ġaşşa غَشَّ zkandırdı, sahtecilik yaptı