mızık

mısır

Mısır "ülke adı" özel adından türetilmiştir. Bu sözcük Arapça aynı anlama gelen miṣr مصر z özel adından alıntıdır.

mısra

Arapça ṣrˁ kökünden gelen miṣrāˁ مصراع z "1. kapının iki kanadından her biri, 2. bir beytin iki kısmından her biri" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṣaraˁa صرع z "yere indirdi, düşürdü" fiilinin mifˁal vezninde alet adııdır.

mışıl

"uyuma sesi" Ses yansımalı sözcüktür.

mıymıntı

mıy veya mıymıy "yakınma sesi" ses yansımalı sözcüğünden Türkiye Türkçesinde +tI ekiyle türetilmiştir.

mız

mıy veya mız "yakınma sesi" anlamında ses yansımalı sözcüktür.

mızık
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
mızıkmak: sıkılmak, dar yere kısılmak. Mızık: Hile, oyunbozanlık.

Köken

Türkiye Türkçesi mızı- veya mızıt- "oyunbozanlık etmek" fiilinden türetilmiştir. Türkçe fiil mız "şikayet ve sıkıntı sesi" ses yansımalı sözcüğünden türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için mız maddesine bakınız.

Benzer sözcükler

mızıkmak, mızıkçı, mızıklanmak, mızıktırmak, mızıtmak


28.10.2020
mızıka

İtalyanca musica "müzik, musıki" sözcüğünden alıntıdır. İtalyanca sözcük Eski Yunanca mousikḗ μουσική z sözcüğünden alıntıdır.

mızrak

Arapça zrḳ kökünden gelen mizrāḳ مزراق z "kargı, süngü" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça zaraḳa زرق z "1. göz belertti, 2. mızrak sapladı" fiilinin mifˁāl vezninde alet adııdır.

mızrap

Arapça ḍrb kökünden gelen miḍrāb مِضراب z "darp aleti, özellikle hallaç tokmağı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḍaraba ضَرَبَ z "vurdu, çaldı" fiilinin mifˁāl vezninde alet adııdır.

mi(o)+

Fransızca ve İngilizce myo+ "[bileşik adlarda] kas" parçacığından alıntıdır. Fransızca parçacık Eski Yunanca mýs μύς z "kas" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *múh₂s (*mū́s) "1. kas, 2. fare, 3. midye" kökünden evrilmiştir.

miat

Arapça ˁwd kökünden gelen maˁād مَعَاد z "1. avdet edilen yer, 2. ahiret, kıyamet günü gidilen yer" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁāda عَادَ z "döndü, rücu etti, geri geldi" fiilinin mafˁal vezninde ismi zaman ve mekânıdır.