mıncık

mıç|mak

TTü sıç- dışkılamak

mığrı

Yun mungrí/mugrí μουγγρί zbir tür yılan balığı, conger ≈ EYun moungrízō μουγκρίζω zsalyalamak, cıvımak (Kaynak: LS sf. 1148 "slobber")

mıh

Fa/OFa mēχ/mīχ ميخ zçivi, özellikle tahta çivi (≈ Sans mayūkha büyük tahta çivi )

mıhlama

?

mıknatıs

Ar/Fa miġnaṭīs/miḳnaṭīs مغنطيس z EYun magnḗtis líthos λίθος μαγνήτις zMagnesia taşı, mıknatıs öz Magnēsia μαγνήσια zTesalya'da bir kent

mıncık

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
mıncık: Kedi gibi ufak hayvanların yumruğu. [ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
mıncıklamak: yağ, hamur gibi yapışkan bir şeyi mükerreren avuçlayıp karıştırmak, yoğurmak

çoc

Benzer sözcükler: mıncıklamak, mıncırmak, mıncırık


25.09.2017
mıntıka

Ar minṭaḳa(t) منطقة z [#ntḳ mifˁala(t) ia.] tokalı kuşak, kemer ≈ Ar niṭāḳ نطاق zkuşak, kordon

mır

onom alçak sesle konuşma sesi, kedi sesi

mırın kırın

onom mır mırıldanma sesi

mırlan

Yun *merlanos mezgit balığı, merlangus OLat merlangus/merlingus a.a. EYAlm *merlingo [küç.] deniz yavrusu EYAlm meri deniz Lat mare a.a.

mırmır

Yun murmúri μουρμούρι zmercana benzer bir balık, lithognathus mormyrus ≈ İt mormora/murmura/marmora a.a. ≈ Fr marbré a.a.