mıcır

mezun

Ar maˀḏūn مأذون z [#Aḏn mafˁūl mef.] izin almış, izinli, icazetli Ar aḏina أذن zkulak verdi, dinledi, izin verdi

mezura

Fr mesure ölçü, ölçüm << Lat mensura a.a. << HAvr *méh₁-ti-s (*mḗ-ti-s) ölçü +(t)ura HAvr *meh₁- (*mē-) ölçmek

mezür

Fr mesure ölçü << Lat mensura a.a.

mezzanine

İng mezzanine çekme katı, küçük ara kat İt mezzanino [küç.] İt mezzano ortada olan, aradaki +in°2 << Lat medianus orta, ara

mezzosoprano

İt mezzo-soprano orta-yüksek, müzikte kadın sesinin orta perdesi § İt mezzo orta (<< Lat medius a.a. ) İt soprano

mıcır

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
mucur موجور: Yanmış demir cürufu, demir boku, maden kömürü süprüntüsü, her şeyin bücürü.

≈ Erm mcir մճիր ztaş veya kömür kırıntısı, çakıl

Not: Arapça/Osmanlıca bir sözcükten halk ağzında deforme edilmiş biçim olması kuvvetli olasılıktır. Tietze, DankoffALT sf. §525 ve Eren'in önerdiği Erm mcir մճիր "kömür kırıntısı" sözcüğünün Ermenice etimolojisi belirsizdir; en erken 19. yy başlarında kaydedilmiş olup güçlü olasılıkla Türkçeden alıntıdır.


18.08.2017
mıç|mak

TTü sıç- dışkılamak

mığrı

Yun mungrí/mugrí μουγγρί zbir tür yılan balığı, conger ≈ EYun moungrízō μουγκρίζω zsalyalamak, cıvımak (Kaynak: LS sf. 1148 "slobber")

mıh

Fa/OFa mēχ/mīχ ميخ zçivi, özellikle tahta çivi (≈ Sans mayūkha büyük tahta çivi )

mıhlama

?

mıknatıs

Ar/Fa miġnaṭīs/miḳnaṭīs مغنطيس z EYun magnḗtis líthos λίθος μαγνήτις zMagnesia taşı, mıknatıs öz Magnēsia μαγνήσια zTesalya'da bir kent