müzikhol

müzekkere

Arapça ḏkr kökünden gelen muḏakkir مذكّرة z "hatırlatan, anımsatıcı, erkekleştiren" sözcüğünden türetilmiştir. Arapça sözcük Arapça ḏakara ذكر z "andı" fiilinin mufaˁˁil vezninde (II) etken fiil sıfatııdır.

müzevvir

Arapça zwr kökünden gelen muzawwir مزوّر z "tezvir eden, sahteci, yalancı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça zawwara زَوَّرَ z "1. konuk ağırladı, 2. sahte konuştu" fiilinin mufaˁˁil vezninde (II) etken fiil sıfatııdır. Bu sözcük Arapça zāra "ziyaret etti" fiilinin (II) fiilidir.

müzeyyen

Arapça zyn kökünden gelen muzayyan مزيَّن z "bezenmiş" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça zāna زَانَ z "bezedi" fiilinin mufaˁˁal vezninde (II) edilgen fiil sıfatııdır.

müzik

Fransızca musique sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Eski Yunanca mousikḗ μουσική z sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca Moúsa Mούσα z "ilham perisi" sözcüğünden +ik° ekiyle türetilmiştir.

müzikal

Fransızca comédie musicale "müzikli oyun" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Fransızca musical "müzikli" sözcüğünden türetilmiştir.

müzikhol
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Cumhuriyet - gazete, 1930]
Elhamra Sinemasında müzikhol temaşalarının en zengini, en muazzamı, Çılgınlıklar Revüsü

Köken

İngilizce music-hall "müzik çalınan halka açık salon" sözcüğünden alıntıdır.

Daha fazla bilgi için müzik, hol maddelerine bakınız.


27.08.2017
müzisyen

Fransızca musicien "müzikçi, müzik sanatçısı" sözcüğünden alıntıdır.

müzmin

Arapça zmn kökünden gelen muzmin مزمن z "çok uzun süren, süreğen, kronik (hastalık)" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça zamān "süre, çağ, zaman" sözcüğünün mufˁil vezninde (IV) etken fiil sıfatııdır.

na+

Farsça nā- "olumsuzluk ve yoksunluk öneki" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Eski Farsça ve Orta Farsça na "olumsuzluk ve yoksunluk edatı" sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *ne "olumsuzluk edatı" biçiminden evrilmiştir.

naaş

Arapça nˁş kökünden gelen naˁş نعش z "sedye, tahtırevan, üzerinde cenaze taşınan teskere, cenazenin kendisi" sözcüğünden alıntıdır.

naat

Arapça nˁt kökünden gelen naˁt نعت z "tasvir, tanımlama, özellikle peygamberin sıfatlarını anma; şiirde hitap ve övgü faslı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça naˁata نعت z "bir sıfatla belirledi" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.