mütekait

müteharrik

Ar mutaḥarrik متحرِّك z [#ḥrk mutafaˁˁil V fa.] hareket eden, hareket halinde olan, mobil Ar ḥaraka حَرَكَ zhareket etti

mütehassıs

Ar *mutaχaṣṣiṣ متخصّص z [#χṣṣ mutafaˁˁil V fa.] ihtisas eden Ar χaṣṣa خصّ zseçti, ayırdı

mütehassis

Ar mutaḥassis متحسّس z [#ḥss mutafaˁˁil V fa.] soruşturan, haber alan, işitici Ar ḥassa حَسَّ zduydu

mütehavvil

Ar mutaḥawwil متحوّل z [#ḥwl mutafaˁˁil V fa.] tahavvül eden, değişen, değişken Ar ḥāla حَالَ zdöndü, dönüştü

mütekabil

Ar mutaḳābil متقابل z [#ḳbl mutafāˁil VI fa.] tekabül eden, yüz yüze gelen, karşılıklı Ar ḳabala قَبَلَ zyöneldi

mütekait

"«oturak», emekli edilmiş (asker)" [ Fatih Sultan Mehmed, Kanunname-i Al-i Osman, <1481]
beğlerbeğiler yüz bin akça ile müteḳāˁid olalar

Ar mutaḳāˁid متقاعد z [#ḳˁd mutafāˁil VI fa.] oturan, alıkonan, işten alıkonan Ar ḳaˁada قعد zoturdu

 tekaüt


22.09.2014
mütekâmil

Ar mutakāmil متكامل z [#kml mutafāˁil VI fa.] tekâmül eden, gelişkin Ar kamala كمل ztam ve bütün idi

mütekebbir

Ar mutakabbir متكبّر z [#kbr mutafaˁˁil V fa.] büyüklük taslayan, kibirli Ar kibr büyüklük taslama, kibir

mütekellim

Ar mutakallim مُتَكَلِّم z [#klm mutafaˁˁil V fa.] tekellüm eden, bir dili konuşan Ar kalama كَلَمَ zkonuştu

mütelezziz

Ar mutalaḏḏiḏ متلذِِّذ z [#lḏḏ mutafaˁˁil V fa.] lezzet alan Ar laḏḏa لَذَّ ztatlı idi

mütemadi

Ar mutamādī متمادى z [#mdy mutafāˁil VI fa.] temadi eden, süregiden, devamlı Ar madan مدٔى zson, uzam, limit