mütearife

müteaddit

Ar mutaˁaddid متعدّد z [#ˁdd mutafaˁˁil V fa.] sayılı, çok sayıda Ar ˁadda عدّ zsaydı

müteahhit

Ar mutaˁahhid متعهّد z [#ˁhd mutafaˁˁil V fa.] taahhüt eden, üstlenici Ar ˁahida عَهِدَ zısmarladı, sözleşti, şart koştu

müteakip

Ar mutaˁāḳib متعاقب z [#ˁḳb mutafāˁil VI fa.] bir diğerini izleyen, ardarda gelen Ar ˁaḳaba عَقَبَ zizledi

müteal

Ar mutaˁāl مُتَعَالٍ z [#ˁlw mutafāˁal VI mef.] yüce, yüceltilen, Allah'ın sıfatlarından biri Ar ˁalā علا‎ zyüksek idi, yükseldi

müteallik

Ar mutaˁalliḳ متعلّق z [#ˁlḳ mutafaˁˁil V fa.] ilgili olan, taalluk eden Ar ˁalaḳa عَلَقَ zasıldı, ilindi

mütearife

mütearef [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
müteˁāref: umumen maruf. YO: "[Fr axiome karşılığı]" [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
Mütearife şeklinde bir hakikattır ki matbuatın hürriyeti namussuzlara hadlerini bildirmek üzere (...)

Ar mutaˁāraf متعارف z [#ˁrf mutafāˁal VI mef.] bilinen, umumen maruf olan Ar ˁarafa عَرَفَ zbildi

 irfan

Not: "Aksiyom" anlamında mütearife sözcüğünün 20. yy'da akademik çerçevede üretilmiş olduğu anlaşılıyor. Doğrusunun mütearefe olması gerekirdi.


17.09.2017
mütebahhir

Ar mutabaḥḥir متبحّر z [#bḥr mutafaˁˁil V fa.] geniş malumat sahibi, allame Ar tabaḥḥara تبحّر z [V f.] engin oldu, bir ilim dalında derinleşti Ar baḥr engin

mütebaki

Ar mutabāḳī متباقي z [#bḳy mutafāˁil VI fa.] artan, kalan Ar baḳā بَقَا zkaldı

mütebessim

Ar mutabassim متبسّم z [#bsm mutafaˁˁil V fa.] tebessüm eden, gülümseyen Ar basama بَسَمَ zgülümsedi

mütecanis

Ar mutacānis متجانس z [#cns mutafāˁil VI fa.] tecanüs eden, türdeş Ar cins جنس ztür

mütecaviz

Ar mutacāwiz متجاوز z [#cwz mutafāˁil VI fa.] aşan, tecavüz eden Ar cāza جَازَ zgeçti, aştı