müsvedde

müstesna

Ar mustaṯnā مستثنا z [#s̠ny mustafˁal X mef.] sıradan olmayan, ayrıcalıklı Ar ṯanā ثنا zçift koştu, ikiledi, katladı

müsteşar

Ar mustaşār مستشار z [#şwr mustafˁal X mef.] istişare edilen kimse, danışman Ar şāra سَارَ zgösterdi

müsteşrik

Ar *mustaşriḳ مستشرق z [#şrḳ mustafˁil X fa.] Ar şarḳ شرق zdoğu

müstevli

Ar mustawli مستولٍ z [#wly mustafˁil X fa.] istila eden, tahakküm altına alan Ar walā وَلَا zbaşında durdu, yönetti

müstezat

Ar mustazād مستزاد z [#zyd mustafˁal X mef.] 1. ziyade edilmiş, artırılmış, 2. her mısraına bir ayak eklenerek dolgu yapılmış şiir Ar zāda زاد zarttı, çoğaldı

müsvedde

[ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
museuedé [müsevede]: boza & originale di una scriptura [yazı taslağı] [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
nāmeleri müsevvede idüp bu efendimiz Defterdārzādeye verüp tashīh iderek

Ar musawwada(t) مُسَوَّدة z [#swd mufaˁˁala(t) II mef.] karalanmış şey, taslak Ar aswad أسود zkara

 esvet


12.08.2017
müşabih

Ar muşābih مشابِه z [#şbh mufāˁil III fa.] benzeyen, benzer Ar şabiha شَبِهَ zbenzedi

müşahede

Ar muşāhada(t) مشاهدة z [#şhd mufāˁala(t) III msd.] gözüyle görme, tanık olma, gözden geçirme Ar şahida شَهِدَ ztanık oldu

müşahhas

Ar muşaχχaṣ مُشَخَّص z [#şχṣ mufaˁˁal II mef.] ayırt edilen, belirli, kişileşmiş, tekilleşmiş Ar şaχṣ شخص zbirey, kişi

müşahit

Ar muşāhid مشاهد z [#şhd mufāˁil III fa.] müşahede eden, gözeten Ar şahida شَهِدَ ztanık oldu

müşarünileyh

Ar muşārun ˁilayhi مشارٌ عليه‎ zkendisine işaret edilen, adı geçen Ar muşār [#şwr mufˁal IV mef.] işaret edilen