mürver

mürşit

Arapça rşd kökünden gelen murşid مرشد z "yol gösteren, kılavuz" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça raşada رَشَدَ z "doğru yola gitti" fiilinin mufˁil vezninde (IV) etken fiil sıfatııdır.

mürteci

Arapça rcˁ kökünden gelen yazılı örneği bulunmayan *murtaciˁ مرتجع z "irtica eden" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça yazılı örneği bulunmayan *irticāˁ إرتجاع z sözcüğünün muftaˁil vezninde (VIII) etken fiil sıfatııdır.

mürted

Arapça rdd kökünden gelen murtadd مرتدّ z "dönen, özellikle dinden dönen" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça radda ردّ z "döndü" fiilinin muftaˁil vezninde (VIII) etken fiil sıfatııdır.

mürur

Arapça mrr kökünden gelen murūr مرور z "geçme, transit, özellikle zamanın geçmesi" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça marra مرّ z "geçti" fiilinin fuˁūl vezninde masdarıdır.

mürüvvet

Arapça mrw kökünden gelen murūwa(t) مروّة z "erkeklik, erdem, soylu ve seçkin davranış" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça mrA kökünden gelen imraˀ إمراء z "erkek" sözcüğü ile eş kökenlidir.

mürver
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

murvari "inci" [ Codex Cumanicus, 1303]
perle - Fa: muruari - Tr: ingču murvar "beyaz kompozit çiçek açan bir bitki, sambucus" [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
muruár aghaggi [murvar ağaci]: cicuta herba

Köken

Farsça murwarī veya marwarīd مروارى z "inci" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen margarítēs μαργαρίτης z sözcüğünden alıntıdır.

Daha fazla bilgi için mercan maddesine bakınız.

Ek açıklama

Türkçede sadece mürver çiçeği "inci çiçeği" adında görülür. • Fransızca marguerite "inci çiçeği, papatya", beyaz kompozit çiçekleri olan bir başka bitkidir.


03.06.2020
müsaade

Arapça sˁd kökünden gelen musāˁada(t) مساعدة z "yardımlaşma; yardım, yarlık, el verme, kolay kılma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça saˁada سَعَدَ z "yaver gitti, yardım gördü" fiilinin mufāˁala(t) vezninde (III) masdarıdır.

müsabaka

Arapça sbḳ kökünden gelen musābaḳa(t) مسابقة z "öne geçme, yarışma, yarış" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça sabaḳa سبق z "öne geçti" fiilinin mufāˁala(t) vezninde (III) masdarıdır.

müsabık

Arapça sbḳ kökünden gelen yazılı örneği bulunmayan *musābiḳ مسابق z "öne geçen" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça sabaḳa سبق z "öne geçti" fiilinin mufāˁil vezninde (III) etken fiil sıfatııdır.

müsademe

Arapça ṣdm kökünden gelen muṣādama(t) مصادمة z "çarpışma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṣadama صدم z "çarptı" fiilinin mufāˁala(t) vezninde (III) masdarıdır.

müsadere

Arapça ṣdr kökünden gelen muṣādara(t) مصادرة z "1. (göğüs göğüse) çatışma, 2. yaptırım uygulama, zorla yaptırma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṣadara صَدَرَ z "öne çıktı, ileri geldi, kaynaklandı" fiilinin mufāˁala(t) vezninde (III) masdarıdır.