mürdüm

müptela

Ar mubtalāˀ مبتلا z [#blw muftaˁal VIII mef.] belaya uğrayan, sınanan Ar balā بَلَا zsınadı

müptezel

Ar mubtaḏal مبتذل z [#bḏl muftaˁal VIII mef.] sıradan, bayağı, adi, seçkin olmayan, rezil Ar baḏala بَذَلَ zsaçtı, döktü

müracaat

Ar murācaˁa(t) مراجعة z [#rcˁ mufāˁala(t) III msd.] başvurma Ar racaˁa رَجَعَ zrücu etti, geri geldi

mürafaa

Ar murāfaˁa(t) مرافعة z [#rfˁ mufāˁala(t) III msd.] üst makama gitme, mahkemede bir şeyi (sözlü olarak) savunma, dava etme Ar rafaˁa رفع zyükseltti, yüceltti

mürai

Ar murāˀi مراىٍٔ z [#rAy mufāˁil III fa.] ikiyüzlülük eden, aslından farklı görünen Ar riyāˀ رياء zikiyüzlülük etme, görünme

mürdüm

"bir tür erik" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
mürdüm: Aˁlā, ufak, siyah, muattar Şam eriği. Mürdüm reçeli.

Fa mardum مردم z1. adam, insan, 2. gözbebeği << OFa martōm birey, kişi, bebek << OFa *mart-tōhm insan tohumu, insanoğlu

 mert

Not: Karş. Fr prunelle /İt prunella (1. küçük erik, erikçik, 2. gözbebeği).


22.09.2014
mürebbi

Ar murabbi ٍمربّ z [#rbw mufaˁˁil II fa.] terbiye eden, terbiyeci Ar rabā رَبَا zbüyüdü, yetişti

müreccah

Ar muraccaḥ مرجّح z [#rcḥ mufaˁˁal II mef.] tercih edilen, ağır basan Ar racaḥa رَجَحَ ztercih edildi, ağır bastı

müreffeh

Ar muraffah مرفّه z [#rfh mufaˁˁal II mef.] refah sahibi, huzurlu Ar rafaha رفه zdinlendi, huzurlu idi

mürekkep

Ar murakkab مُرَكَّب z [#rkb mufaˁˁal II mef.] 1. terkip edilmiş, bileşik, bileşim, 2. özellikle yazı mürekkebi Ar rakkaba رَكَّبَ z [II f.] bindirdi Ar rakaba رَكَبَ zbindi

müren

Fr murène yılan balığı << Lat muraena a.a. EYun múraina μύραινα za.a.