mülhak

mülakat

Ar mulāḳā(t) ملاقاة z [#lḳy mufāˁala(t) III msd.] buluşma, karşılaşma Ar laḳā لَقَا zyüz yüze geldi, karşılaştı

mülayim

Ar mulāˀim ملائم z [#lAm mufāˁil III fa.] uyan, uygun, uyumlu Ar laˀama لأم zonardı, tedavi etti

mülazım

Ar mulāzim ملازم z [#lzm mufāˁil III fa.] 1. eş, ekli, iliştirilmiş, 2. birine bağlı olarak hizmet eden, yardımcı Ar lazima لزم zilişti, gerekti

mülevves

Ar mulawwaṯ ملوّث z [#lws̠ mufaˁˁal II mef.] pis, bulaşık Ar lawwaṯa لَوَّثَ z [II f.] pisletti, bulaştırdı Ar lawaṯa لَوَثَ zkirli idi

mülga

Ar mulġā ملغَى z [#lġw mufˁal IV mef.] ilga edilmiş, geçersiz kılınmış Ar laġā لغا zbatıl ve geçersiz idi

mülhak

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
göŋlüm oldur bir ḥażrete mülhaḳ ola

Ar mulḥaḳ ملحق z [#lḥḳ mufˁal IV mef.] ilhak edilmiş, eklenmiş Ar laḥaḳa لحق zkatıldı, eklendi

 ilhak

Benzer sözcükler: mülhak vakıf, mülhakat


17.04.2015
mülhem

Ar mulham ملهم z [#lhm mufˁal IV mef.] ilham olunan, kalbe düşen Ar alhama إلهام z [IV f.] yuttu, ilham aldı

mülhit

Ar mulḥid ملحد z [#lḥd mufˁil IV fa.] kabir soyucu, mec. dinsiz, dinden çıkan Ar alḥada ألحد z [IV f.] kabir yardı, mec. dinden çıktı Ar laḥd لحد zlahit, antik Roma tarzında kabir

mülk

Ar milk/mulk مِلك/مُلك z [#mlk fuˁl msd.] 1. sahip ve egemen olma, sahiplik, egemenlik, hükümdarlık, krallık, 2. sahip olunan şey, egemenlik alanı, devlet Ar malaka ملك zsahip idi, egemen idi

mülki

Ar mulkī ملكى z [nsb.] mülke veya devlet yönetimine ilişkin Ar mulk ملك zmülk, devlet

mülkiye

Ar (umūr) al-mulkīya(t) [nsb. f.] memleket işleri Ar mulk [#mlk] mülk, devlet, memleket +īya(t)1