müeyyide

müennes

Ar muˀannas مؤنس‎ z [#nsw mufaˁˁal II mef.] dişi, gramerde dişil Ar nisāˀ kadınlar

müesses

Ar muˀassas مؤسّس z [#Ass mufaˁˁal II mef.] temellenmiş, tesis edilmiş Ar assasa اسّس z [II f.] temel koydu Ar uss اسّ ztemel, baz, esas

müessese

Ar muˀassas مؤسّس z [#Ass mufaˁˁal II mef.] kurulmuş, tesis edilmiş

müessif

Ar *muˀassif مؤسِّف z [#Asf mufaˁˁil II fa.] üzüntü veren Ar asafa أَسفَ zesef etti, üzüldü

müessir

Ar muˀaṯṯir مؤثّر z [#As̠r mufaˁˁil II fa.] tesir eden, eser bırakan, etkili Ar aṯṯara أَثَّرَ z [II f.] iz bıraktı

müeyyide

YO: "yaptırım, yaptırım gücü" [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
müeyyide: Yaptırım, yaptırım kuvveti.

Ar muˀayyid مؤيّد z [#Ayd mufaˁˁil II fa.] teyit ve takviye eden, konfirme eden, kuvvetlendiren Ar ayyada أيد z [II f.] teyit etti

 teyit

Not: 20. yüzyıl pseudo-Osmanlıcasında ortaya çıkmış deyimlerdendir. Muhtemelen madde-i müeyyide "teyit edici ibare" deyiminden anlam kayması yoluyla oluşmuştur.

Benzer sözcükler: müeyyet, müeyyit


19.09.2014
müezzin

Ar muˀaḏḏin مُؤَذِّن z [#Aḏn mufaˁˁil II fa.] ezan okuyan Ar aḏḏana أَذَّنَ z [II f.] ezan okudu Ar aḏān أذان zezan

müfessir

Ar mufassir مفسّر z [#fsr mufaˁˁil II fa.] tefsir eden, yorumlayan Ar fassara فسر z [II f.] yorumladı

müfettiş

Ar mufattiş مفتِّش z [#ftş mufaˁˁil II fa.] teftiş eden, sorgulayan Ar fattaşa فَتَّشَ z [II f.] sorguladı, denetledi

müfit

Ar müfīd مفيد z [#fyd mufˁil IV fa.] faydalandıran, ifade eden, faydalı Ar fāda فَادَ zyararlandı

müflis

Ar muflis مفلس z [#fls mufˁil IV fa.] iflas eden Ar aflasa أفلس z [IV f.] iflas etti