müddet

müdahene

Ar mudāhana(t) مداهنة z [#dhn mufāˁala(t) III msd.] birini yüzüne karşı övme, dalkavukluk Ar dahana دهن zyağladı, yağ sürdü

müdahil

Ar mudāχil مداخل z [#dχl mufāˁil III fa.] araya giren, müdahale eden Ar daχala دَخَلَ zgirdi, dahil oldu

müdana

Ar mudāhana(t) مداهنة zyağcılık, dalkavukluk

müdavim

Ar mudāwim مداوم z [#dwm mufāˁil III fa.] devam eden Ar dāma دام zdevam etti

müddei

Ar muddaˁi مدَّعٍ z [#dˁw muftaˁil VIII fa.] iddia eden, davacı Ar daˁā دَاعَ zdava etti, çağırdı

müddet

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250 (1444)]
baḳāsız erür bu ajun laẕẕatı / keçer yil teg mäzä muddatı [bu dünya lezzeti kalıcı değildir, yel gibi geçer tadım süresi]

Ar mudda(t) مدّة z [#mdd fuˁla(t) mr.] zaman veya mekânda uzunluk, süre Ar madda مَدَّ zuzadı

 met

Benzer sözcükler: müddetname


06.04.2015
müdebbir

Ar mudabbir مدبّر z [#dbr mufaˁˁil II fa.] ardını düşünen, tedbir eden Ar dabbara دَبَّرَ z [II f.] arkasını düşündü, planladı

müdellel

Ar *mudallal مدلّل z [#dll mufaˁˁal II mef.] Ar dalīl دليل zdelil

müderris

Ar mudarris مدرّس z [#drs mufaˁˁil II fa.] tedris eden, hoca Ar darasa دَرَسَ zöğrendi, ders gördü

müdevver

Ar mudawwar مدوّر z [#dwr mufaˁˁal II mef.] daire veya top şeklinde olan, yuvarlak Ar dāra دار zdöndü

müdrik

Ar mudrik مدرك z [#drk mufˁil IV fa.] idrak eden, kavrayan Ar daraka درك zhedefe veya sona ulaştı