mücevher

müceddit

Ar mucaddid مجدّد z [#cdd mufaˁˁil II fa.] yenileyen, yenilikçi Ar cadīd yeni

mücehhez

Ar mucahhaz مجهّز z [#chz mufaˁˁal II mef.] techiz edilmiş, donanımlı Ar cahaza جَهَزَ zdonandı

mücellit

Ar mucallid مجلّد z [#cld mufaˁˁil II fa.] kitap ciltleyen, deri kaplayan Ar cild جلد zderi

mücerret

Ar mucarrad مجرّد z [#crd mufaˁˁal II mef.] 1. tecrit edilmiş, yalın, yalnız, 2. soyut Ar carada جَرَدَ zsoydu

mücessem

Ar mucassam مجسّم z [#csm mufaˁˁal II mef.] cisimleşmiş, hacimli, dolgun Ar cassama جَسَّمَ z [II f.] cisimleşti Ar cism beden, cüsse

mücevher

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
mücevher: Gemmatus, gemmis plumetus [değerli taşla bezenmiş] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
mücevher: Cevherli, murassa, donanmış. Mücevherāt: elmas takımı. [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
mücevher: Cevahir.

Ar mucawhar مُجَوْهَر z [#cwhr mufaˁlal q. mef.] kıymetli taşla bezeli Ar cawhar جَوْهَر zkıymetli taş

 cevher

Not: Esasen "cevherli" demek iken 20. yy'da "cevher" anlamını kazanmıştır.

Benzer sözcükler: mücevherat


10.09.2015
mücrim

Ar mucrim مجرم z [#crm mufˁil IV fa.] cürüm işleyen, suçlu Ar carama جَرَمَ zsuç işledi

mücver

?

müçtehit

Ar muctahid مجتهِد z [#chd muftaˁil VIII fa.] içtihat eden, dinde ve hukukta yeni kurallar getiren Ar cahada جَهَدَ zgayret etti

müdafaa

Ar mudāfaˁa(t) مدافعة z [#dfˁ mufāˁala(t) III msd.] saldırıyı def etme, savunma Ar dafaˁa دَفَعَ zdef etti, savdı

müdafi

Ar mudāfiˁ مدافع z [#dfˁ mufāˁil III fa.] def eden, müdafaa eden Ar dafaˁa دَفَعَ zdef etti, savdı