limon

liman

Yun limín/limáni λιμήν/λιμάνι zliman, gemi sığınağı << EYun limḗn λιμήν za.a.

limbik

İng limbic beynin iç ve dış katmanları arasındaki sınır bölgesi (İlk kullanım: 1863 Paul Broca, Fr. tabip (1824-1880).) Lat limbus kenar, çeper, giysi yeni +ic° ≈ Lat limes kenar

lime

<< Fa nīme yarım şey, vücudun yarısını etkileyen felç Fa nīm yarım +a

limit

Fr limite sınır, hudut << Lat limes, limit- kenar, sınır ≈ Lat limen eşik

limited

İng limited sınırlı İng limit sınırlamak Fr limite

limon

[ Codex Cumanicus, 1303]
limomi - Fa & Tr: limon [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
limonī mīzac [ekşi, öfkeli kişilik]

Ar/Fa līmūn/līmōn ليمون zturunçgillerden maruf meyve Sans nimbū निम्बू za.a.

Not: Antik çağdan beri bilinen acı limonun (citron) değişik türü olarak Avrupa ülkelerine 12. yy'da Arap ülkelerinden getirilmiş ve adı Arapçadan alınmıştır. Karş. İng lemon, Fr limon, İt limone vs.

Benzer sözcükler: limoni, limonküfü

Bu maddeye gönderenler: limonata, limonçello


13.04.2015
limonata

İt limonada limon ve şekerle yapılan içecek İt limone limon Ar līmūn ليمون z

limonçello

İt limoncello Napoli bölgesine özgü limon likörü İt limone

limuzin

İng limousine uzun binek otomobili Fr limousine açık şoför mahalli olan bir tür binek arabası (İlk kullanım: 1902 Fr.) öz Limousin Fransa'da bir bölge öz Lemovices antik çağda bu bölgede yaşayan Gal boyu +in°

linç

İng lynch kalabalık eliyle yargısız infaz İng Lynch's law Lynch kanunu, a.a. öz Charles Lynch Virginia eyaletinde 1780'lerde İngiliz yandaşlarına yönelik yargısız infaz kampanyası yürüten Amerikalı yargıç (1736-1796)

lineer

Fr linéaire çizgisel Lat linea 1. ketenden yapma (sıfat), 2. keten ipliği, sicim, hat (ad) +ari° Lat linum keten << HAvr *līno- a.a.